(3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı İ. Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 196 ada 1 parsel sayılı 5526.41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı İ. Ş. vergi kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında Çalıyurt Köyü Tüzel Kişiliği dava konusu taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmaz hakkında katılan Çalıyurt Köyü Tüzel Kişiliği davasının tefriki ile yeni bir esasa kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı İ. Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava ve temyize konu 196 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı İ. Ş. yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı taraf vergi kaydına dayanmış ise de; zilyetlikle birleşmeyen vergi kaydına mahkemece değer verilmemesinde de bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı İ. Ş.'in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan HUMK.'nun 45 ve devam eden maddelerinde aynı mahkemede görülmekte olan davaların, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebileceği, davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantının var sayılacağı açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; getirtilen İmralı Kadastro Mahkemesinin 2008/38 esasında kayıtlı dosya içeriğinden katılan Çalıyurt Köyü Tüzel Kişiliği'nin dava konusu 196 ada 1 parsel sayılı taşınmazla birlikte başka taşınmazlar hakkında da dava açtığı, açılan bu davanın da derdest olduğu anlaşılmaktadır. Aynı nitelikteki bu davalardan birinde verilecek hükmün diğer davanın sonucunu etkileyeceği, her iki davada toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesinin usul ekonomisine de uygun olacağı dikkate alındığında her iki dava arasında fiili ve hukuki irtibatın bulunduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca, açıklanan bu hukuksal olgu gözetilerek dava dosyalarının birleştirilmesi ve her iki davanın birlikte hükme bağlanması gerekirken bu olgu gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı İ. Ş.'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 21.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy