(3402 S. K. m. 14, 19, 36/A, Geç. m. 11) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 7 parsel sayılı 65,72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar R. ve H. adına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 57,11 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 8,61 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 116 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 13.10.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 8,61 m2 yüzölçümündeki bölümünün kanunları uyarınca Hazine'ye intikal eden yerlerden olmadığı, taşınmazın toprak tevzi parselleri kapsamında kalmadığı, taşınmazın bu bölümü üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır. yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması, ayrıca davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlara yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin davacı Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan muhdesatın davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi dahi isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin 2. satırında yazılı bulunan iptali ile sözlerinden sonra gelmek üzere araya aynı adanın son parsel numarası verilerek sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3, 4, 5 ve 6 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına sözlerinin yazılmasına, yine hükmün 2 nolu bendinin 2 ve 3. satırında yazılı bulunan Hazine adına kayıt ve tesciline sözlerinden sonra gelmek üzere hükme taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki deponun davalılar R. ve H.'e ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmüne göre tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 04.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy