(6100 S. K. m. 266)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1- İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine, özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ile delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, sayaç çarpanının 6000 olarak belirlenmesinde ve buna bağlı olarak asıl alacağın 64.886,63 TL olarak hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın bu yöne ilişen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı tarafın gecikme zammına ilişen temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davacının işlemiş gecikme zammı (faiz) isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Dava ve icra takibine konu faturanın düzenlendiği tarihte taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunmadığı gözetildiğinde, alacağın haksız fiilden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Dava konusu alacağın bu niteliği dikkate alındığında davacının davaya konu alacağının geç ödenmesi nedeniyle 6183 sayılı Kanuna göre gecikme zammı uygulanmasını isteme hakkı bulunmamakta ise de, fatura bedelinin zamanında ödenmemesi nedeniyle gecikmenin karşılığında istediği bedelin Borçlar Kanunu uyarınca gecikme (temerrüt) faizi olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca hükmedilen asıl alacak miktarına (64.886,63 TL) fatura tahakkuk tarihi (08.07.1999) ile icra takip tarihine kadar davacı tarafın istemekte haklı olduğu işlemiş gecikme faizinin (tarafların sıfatı gözetildiğinde yasal faiz oranı üzerinden) hesaplanması veya uzman bilirkişiye hesaplattırılması gerekirken, işlemiş faiz miktarının belirlenmesinde yanılgıya düşen bilirkişi raporuna değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy