(4857 S. K. m. 92)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı ve davalı temyiz etmişlerdir.
Davacı, davalının kayıtsız sayaçla elektrik kullandığının 7.7.2003-21.2.2005 tarihleri arasında düzenlenen tutanaklarla tespit edilmesi üzerine tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedellerinin ödenmemesi sebebiyle girişilen icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu bildirerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak istem kısmen kabul edilmiştir.
Yargılama sırasında 25.2.2011 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 Sayılı Kanun'un 17. maddesinin 10. fıkrasıyla Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'nin (tedaş) veya bu şirketin hissedarı olduğu elektrik dağıtım şirketlerinin elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından ve 4.12.1984 tarihli ve 3096 Sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticaretiyle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun kapsamında mevcut sözleşmeleri uyarınca faaliyet göstermekte olan dağıtım şirketlerinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nda lisans alamadan önceki faaliyet dönemlerine dair elektrik tüketiminden kaynaklanan alacaklarından, vadesi 31.12.2010 tarihi itibariyle geldiği halde bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu alacaklara dair feciler yerine, bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar abonesi bulunulan dağıtım şirketine başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksit bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 3. aydan başlamak üzere bu kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi şartıyla ferilerin tamamının tahsilinden vazgeçilir. Aynı Kanun'un 18. maddesiyle de borçluların bu kanunun yayımlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılabileceği belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, kaçak elektrik tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen kaçak elektrik kullanımının 6111 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı; davalının Tasfiye Yasası niteliğinde bulunan 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu açıktır. Hal böyle olunca, davalının yargılama sırasında yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanmak için ilgili merciye müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Mahkemece, davalının 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanmak için davacı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeplerle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istenmesi halinde taraflara iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy