(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün: Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Dava, kaçak su bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalının parkta kaçak su kullandığının 28.6.2006 tarihli tutanakla belirlenmesi üzerine tahakkuk ettirilen kaçak su bedelinin ödenmemesi sebebiyle Ankara 4.İcra Müdürlüğünün 2006/1179 esas sayılı dosyasında girişilen icra takibine itirazın haksız olduğu iddiasına dayalı olarak itirazın iptalini istemiştir.
Davalı cevabında, kaçak su kullanılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz aşamasında 25.2.2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasıyla Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunuyla Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 6111 Sayılı Kanunun 1. maddesinin 9. fıkrası ile, 2560 Sayılı Kanun kapsamında kalan idarelerin vadesi 31.12.2010 tarihinden (bu tarih dahil) önce olduğu halde, bu kanunun yayımlandığı tarih itibariyle ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer'i alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış, aynı kanunun 18. maddesiyle de borçluların bu kanunun yayınlandığı tarihi izleyen 2. ayın sonuna kadar ilgili idareye başvuruda bulunmaları ve belirtilen şartları yerine getirmeleri halinde borcun yeniden yapılandırılacağı belirtilmiştir.
Dava konusu olayda, kaçak su tahakkukunun doğumuna neden olduğu iddia edilen kaçak su kullanımının 6111 Sayılı Kanun kapsamında kaldığı; davalının Tasfiye Yasası niteliğinde bulunan 6111 Sayılı Yasadan yararlanma hak ve imkanına sahip olduğu sabittir. Hal böyle olunca, davalının hükümden sonra yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasadan yararlanmak için ilgili mercie müracaatının olup olmadığı, müracaatı var ise idarece bu hususta verilmiş bir karar olup olmadığının tespiti zorunludur. Mahkemece, davalının 6111 Sayılı Yasadan yararlanmak için davalı idareye müracaat edip etmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy