(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. P. ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 96 parsel sayılı 2499.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla M. Y. ve C. Y. adlarına, 119 ada 97 parsel sayılı 26544.76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak paylı olarak H. P., H. Y. ile K. P. mirasçıları olan C. Ç. ve paydaşları adlarına, 119 ada 98 parsel sayılı 2815.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka dayanılarak K. P. mirasçıları olan C. Ç. ve paydaşları adlarına, 119 ada 99 parsel sayılı 2750.85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak S. P. adına tespit edilmiştir. Davacı D. Y.'nin tespitten önce H. P. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak açtığı el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında M. Y., C. Y., H. Y., S. P. ve K. P. mirasçıları davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazların veraset ilamlarına atıf yapılmak suretiyle C. Y. mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar H. P., S. P., M. P., K. P., S. P., C. Ç., N. P., S. P., F. P., L. P., tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tespit gününden önce görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılan el atmanın önlenmesi davasının kapsamı sağlıklı biçimde belirlenmemiştir. Öte yandan davacı tarafın tutunduğu 2.2.1926 tarih 15 sayılı tapu kaydı ile davalı tarafın tutunduğu 12.1.1979 tarihli satış senedinin uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita da keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için öncelikle aktarılan davanın kapsamı duraksamasız belirlenmeli bunun için uzman bilirkişi A. B. tarafından düzenlenen harita ile kadastro paftası ölçekleri eşitlenmek suretiyle yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle çakıştırılmalı, 12.1.1979 tarihli senette imzası bulunanların yaşayıp yaşamadığı belirlenmeli, yaşayanların keşifte hazır edilerek dinlenilmeleri sağlanmalı, davacı tarafın tutunduğu 2.2.1926 tarih 15 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi ırsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bundan sonra dayanılan tapu kaydı ve satış senedi yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, uygulamaya yönelik yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, dava konusu taşınmazların tapu kaydı ve satış senedi kapsamında kalıp kalmadığı, satışla birlikte zilyetliğin devredilip devredilmediği ve satıştan sonra sürdürülen zilyetliğin niteliği duraksamasız saptanılmalı, tapu kaydının paylı olduğu gözetilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de tescil hükmü kurulurken lehine tescile karar verilen kişilerin tümünün adları ve pay oranları belirtilmesi gerekirken veraset ilamına atıf yapılarak infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz davalılar H. P., S. P., M. P., K. P., S. P. C. Ç., N. P., S. P., F. P., L. P.'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde ilgililerine iadesine, 11.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy