(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi raporuna dayanılarak dava kısmen kabul edilmiştir.
Davacı tarafça, 07.02.2003 ve 10.10.2003 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına istinaden hesaplanan tahakkuk bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine, davalı taraf kaçak elektrik kullanmadığını savunarak itiraz etmiştir. Dosya içinde bulunan kaçak elektrik tutanakları davalı tarafça imzalanmadığı gibi, tutanak tanzim edildiği esnada davalının işyerinde bulunduğu da tutanak içeriğinden anlaşılamamaktadır. Görevsizlik kararı vermiş olan Tüketici Mahkemesi'nce söz konusu işyerinin tutanak tarihinde kim tarafından kullanıldığı araştırılmış olup, kollukça yapılan araştırmada, davalının işyerini 1998 ile 2000 yılları arasında kullandığı ve sonra kapattığı ve daha sonra kimsenin kullanmadığı belirtilmiştir. Muhtarlık vasıtası ile yapılan araştırma kapsamında ise, Cumhuriyet Mahallesi Muhtarlığı'nın cevabi yazısı ile, soyut olarak işyerini davalının kullandığı belirtilmiştir. Yapılan her iki araştırma sonucu çelişkili olduğu halde, çelişki giderilmediği gibi tutanak düzenleyicileri de mahkemece dinlenilmemiş ve bu şekilde tutanağın doğruluğu ve tutanak tarihlerinde davalının işyerini kullanıp kullanmadığı konusu askıda bırakılmıştır. Davalının kaçak elektrik kullanımından sorumlu tutulabilmesi için öncelikle söz konusu işyerinde abone olmaksızın EPMH yönetmeliğine aykırı olarak elektrik kullanıldığının somut olarak belirlenmesi gerekir. Dosya içeriğinde böyle bir belirleme yapılmamıştır. Davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı, kaçak elektrik kullanımı sabit olması halinde EPMH yönetmeliği kapsamında kaçak kullanım miktarı, kaçak kullanım süresi ve cezalı kaçak tahakkuk hesabı konusunda inceleme yapılması gerekirken soyut bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, mahkemece davanın kısmen kabulüne ve kabul miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Ne var ki icra inkar tazminatı belirli olan ve yargılama gerektirmeyen alacaklar bakımından söz konusu olabilir. Haksız fiil niteliğinde olan kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacaklarda, alacağın mevcut olup olmadığı ve var ise alacak miktarı yargılama sonunda anlaşılacağına göre, somut olayda icra inkar tazminatına karar verilmiş olması da yerinde görülmemiştir. Kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 26.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy