(4857 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin güvenlik işlerini yaptığı G P... Bağcılar Evleri projesinde güvenlik amiri olarak görevlendirildiğini, ücretinin arttırılacağı ve yol parası verileceği söylenerek ikna edilmiş olmasına rağmen bu hususların yerine getirilmediğini, görevinin ağırlaştırıldığını bu sebeple esaslı görev değişikliğini kabul etmeyeceğini ve eski görev yerine dönmek istediğini söylemesi üzerine iş sözleşmesinin işveren tarafça 04,04.2012 tarihinde eylemli olarak feshedildiğini, fesih işleminin geçersiz olduğunu iddia ederek işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanununun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemiyle dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı sebebiyle rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, dava dosyasında fesihle ilgili tek belge ihbar süresi kullandırma konulu 15.2.2012 tarihli belgedir. Bu belgede davalı şirket ihbar önelli fesih yapılacağını bildirmiştir. Tarihsiz ibraname başlıklı matbu belgede ise (yandaki boşluğa kendi el yazınızla feshettim yazınız) şeklinde işçi feshi izlenimi oluşturulmaya çalışılmıştır. Fesih bildirimiyle ilgili belgede davacının imzası yanında tarih bulunmamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde ve dosyadaki beyanlarında ısrarla feshin 4.4.2012 tarihinde ve sözlü yapıldığını davacının başka bir projede güvenlik amiri konumunda görevlendirildiğini, ancak kendisine vaat edilen ücret artışı, yol, yemek ücretlerinin ödenmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine eski projeye dönmek istediğini ifade etmiş bu sebeple de eylemli olarak iş akdinin 4.4.2012 tarihinde feshedildiğini beyan etmiştir. Davacı tanıkları da 5.12.2012 tarihli celsedeki beyanlarında davacının başka bir projede güvenlik amiri olarak görevlendirildiğini beyan etmişlerdir. Davacının G... Park sitesindeki görevi 31.3.2012 tarihinde sona ermiştir. Ancak davacının iddiaları ve yeminli tanık Ş. Ç. beyanı da dikkate alınarak davacının güvenlik amiri olarak görevlendirildiği G P... Bağcılar Evleri projesinde işe başlayıp başlamadığı, çalışmasının olup olmadığı, işveren tarafından SGK'ya bildirim yapılıp yapılmadığı hususlarının da SGK işyeri kaydı ve sair kayıtlardan araştırılarak gerçek fesih tarihinin ne olduğu konusunun hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemece davacı bizzat isticvap edilerek bahse konu hususlarda ifadesi alınmalı ve ilgili yerlerden kayıtlar getirtilerek fesih tarihinin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerle bozulmasına, peşin yatırılan harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy