(4857 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı Y... Petrol ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve karşı taraftan davacı M.Y. vekili geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken çalışma koşullarının yasaya aykırı olması nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının 29/07/2011 tarihinde işverenin güvenini kötüye kullanıp zimmetine para geçirmesi nedeni ile iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının iş sözleşmesini ödenmeyen fazla mesai, milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri bulunduğundan haklı nedenle feshedildiğini, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ./...
Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının haftanın 06.00-21.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığını iddia etmiştir.
Davalı vekili davacının haftanın 4 günü 08.00-15.30 saatleri arasında çalıştığını, fazla mesai yapmadığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımlarına itibarla davacının 2001-2011 tarihleri arasında haftanın 4 günü 08.00-17.00 saatleri arasında, 2 gün ise 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek haftalık 10 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmiştir.
Davacı vekili iddiasını ispat için tanık deliline dayanmıştır. Bu hale göre davacı iddiasını ancak davacı ile aynı dönemde işyerinde çalışan tanıklarla ispat etmelidir. Davacı tanıklarının davacı ile çalıştıkları süreler ise davacı işçinin çalışma döneminin tümünü kapsamamaktadır. Bu nedenle öncelikle davacı için tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıkları ile süre ile sınırlı olmak üzere hesaplama yapılmalı, geri kalan dönem ispatlanmadığından hesaplamaya dahil edilmemelidir.
Öte yandan davacı tanık beyanları ile sabit olduğu üzere davacı Ramazan ayında 08.00-17.00 saatleri arasında çalışmıştır. Yine davacı tanık anlatımlarından çıkan sonuç davacının kış aylarında 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı, çalışmanın 17.00'dan sonraya sarkmadığı yönündedir. Bu nedenle hesaplama yapılacak her yılın Ramazan ayında ve kış aylarında davacının haftanın 6 günü 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilip ara dinlenme mahsup edilerek varsa fazla mesaisi hesap edilmelidir.
Başka bir yön ise, davacı tanıklarının davacının saat 17.00'dan sonraya uzayan mesaisinin saat kaça kadar sürdüğü konusundaki beyanlarının birbirinden farklı olduğudur. Davacı tanığı Bayram, -nadiren saat 23.00'a kadar süren çalışmalara ilişkin beyanı belirgin olmadığından dikkate alınmadığında- davacının bazı günler saat 19.00'a kadar çalıştığını söylemiştir. Tanık Gürkan davacının saat 20.00'a kadar çalıştığından sözetmiştir. Tanık Ömer ise bazı günler saat 24.00'a kadar çalıştığını söyleyerek davacının iddiasını bile aşar şekilde beyanda bulunmuştur.
Bu nedenlerle, davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalıştıkları dönemlerin ve beyanlarının farklı olması dikkate alınarak her bir tanığın beyanında bildirdiği mesai saatleri ile sınırlı olmak üzere dönemsel olarak varsa fazla mesai süresi ve ücreti hesaplanmalıdır. Bu hesaplama yapılırken Ramazan ayı ve kış ayları için yukarıda belirtilen tespitler gözardı edilmemelidir. Ayrıca bozma ile davalı yararına oluşan kazanılmış hak ihlal edilmemelidir.
Yapılacak iş, yukarıda belirtilen hususlarda ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra karar vermektir.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle bozulmasına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 02.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy