(4857 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı M...'ın tüm temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı M...'a ait işyerinde diğer davalı şirket elemanı olarak çalıştığını, ihale süresinin dolması sebebiyle iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, ancak kendisinin ihale süresinin ve kurumdan çıkışlarının verilmesinden sonra 17 gün daha davalı işyerinde çalışmasına devam ettiğinden bahisle davalı M... yanında işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı M..., kendilerinin ihale makamı olduğunu ve temizlik işinin ihale suretiyle taşeron firmalardan hizmet alımı suretiyle giderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı D... Gıda İnşaat Ve Taahhüt San. Ltd. Şti. davalının diğer davalı işyeriyle hizmet alım ihalesinin süresi dolduktan sonra yeni ihaleyi başka bir firmanın alması sebebiyle davacı işçinin SGK'dan çıkışının bildirildiğini, buna rağmen davalı işyerinin davacının işyerinde çalışmasına izin vererek 17 gün daha hizmetinden yaralandığını, ancak ihaleyi yeni alan firmanın davacıyı işe başlatmadığını, bu sebeple kendi işçisi sayılarak kendi yanında işe iadesinin yasaya aykırı olduğu savunarak hakkındaki davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, ... değişen alt işverenlerde davacı çalışmaya devam ederken en son çalışması D... Ltd. Şirketinde geçmiş ve bu şirketin ihale süresi de 31.11.2009 tarihinde sona ermiştir. Dosya kapsamında bulunan ihale sözleşmelerinde de görüleceği üzere 31.11.2009 tarihinden 8.2.2010 tarihine kadar işyerinde yeni alt işveren ilişkisi kurulmamış ancak yapılan ihale ile 8.2.2010 tarihinden itibaren temizlik iş D... Ltd. Şti ye bırakılmıştır. İhale süresi sona eren alt işveren kendi döneminde çalıştırdığı işçisini sözleşme süresi sonunda alarak işyerinden ayrılabileceği gibi bu kişinin yeni şirkette çalışmasına rıza göstermesi de mümkündür. Ancak somut olayda ihale süresi sona erdikten sonra yaklaşık 2,5 aylık sürede yeni ihale yapılmadığından alt işveren ilişkisinin 31.11.2009 tarihi itibariyle sona ermesine rağmen davacıyı son çalıştıran D... Ltd. Şti'nin, işçisine başka işyeri göstermediği için davacının iş akdinin bu şirket tarafından sonlandırıldığını kabul etmek gerekecektir. Zira bu şekilde alt işverenlerin değişmesi halinde en son fesih tarihi dikkate alınarak sonuca varmak gerekir. İşçi alt işveren yanında çalıştığı için alt işverenin işine iade edilebilir... davalı M... şirketinin asıl işveren olup temizlik işlerini ihale ile alt işverenlere bıraktığı, davacının en son D... Ltd. Şti de çalıştığı, bu sebeple işe iadesi davasında husumetin bu şirkete yöneltilebileceği, dosyada yapılan ihalelerin muvaazalı olduğuna dair delil olmadığı, davacının ihale süresinden sonra yaklaşık 20 gün daha davalı şirkette çalışmaya devam etmesinin tek başına işlemin muvazaalı olduğunu göstermeyeceği, davalı M...'ın asıl işveren, davalı D... şirketinin de son alt işveren olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının D... İnşaat ve Taahhüt San. Ltd. Şti.'ne ait işyerindeki işine iadesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bu 17 günlük süre içinde kimin işçisi sayılacağı hususudur.
Alt işverenin değişmesine rağmen yeni alt işveren nezdinde işyerinde çalışmaya devam edecek olan işçilerin belirlendiği hallerde, sözü edilen işçiler bakımından iş sözleşmelerinin devralan işveren geçtiği tartışmasızdır. Ancak yeni alt işverende çalışacak olan işçiler arasında gösterilmeyen ve süresi sona eren alt işveren tarafından başka bir işyerinde çalıştırılmak üzere bildirimde bulunulmayan işçilerin iş sözleşmelerinin devreden alt işveren tarafından feshedildiğini kabul etmek gerekir.
Alt işverenin asıl işverenle akdettiği çalışma süresinin sonunda veya süresinden önce alt işverenin, ilişkinin sonlandırılması nedenine dayalı olarak tüm işçilerine başka işyeri göstererek işyerinden ayrılması, ardından işin asıl işveren tarafından başka bir alt işverene verilmesi örneğinde alt işverenler arasında hukuki bir ilişki bulunmamaktadır. Hukuki ilişki, alt işverenlerle asıl işveren arasında gerçekleştiğinden belirtilen durum alt işverenler arasında işyeri devri olarak değerlendirilemez.
Alt işverenlerin değişmesi en yaygın biçimde, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması ve işçilerin yeni alt işveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri şeklinde gerçekleşmektedir. Bu eylemli durumun işyeri devri niteliğinde olup olmadığının tespitiyle hukuki sonuçlarının belirlenmesi önemlidir. Alt işverenlerin değişiminde olması gereken, süresi sona eren alt işverenin işyerinden ayrılması anında işçilerini de beraberinde başka işyerlerine götürmesi veya iş sözleşmelerinin sona erdirilmesidir. Bunun tersine alt işveren işçilerinin alt işverenin işyerinden ayrılmasına rağmen yeni alt işveren yanında aynı şekilde çalışmayı sürdürmeleri halinde, alt işverenler arasında İş Kanununun 6. maddesi anlamında bir işyeri devrinin kabulü gerekir. Bu durumda yeni alt işverenin, devam eden hizmet akitlerini de devraldığı aynı maddede hükme bağlanmıştır.
Yapılan bu açıklamalara göre: işçinin asıl işverenden alınan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışması halinde, işyeri devri kurallarına göre çözüme gidilmesi gerekmektedir. Bu durumda değişen alt işverenler işçinin iş sözleşmesini ve doğmuş bulunan işçilik haklarını da devralmış sayılırlar. İş sözleşmesinin tarafı olan işçi veya alt işveren tarafından bir fesih bildirimi yapılmadığı sürece, iş sözleşmeleri değişen alt işverenle devam edeceğinden, işyerinde çalışması devam eden işçi açısından, feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatıyla izin ücreti talep koşulları gerçekleşmiş sayılmaz.
Süresi sona eren alt işverence işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde, yapılan fesih bildirimi ile iş ilişkisi sona ereceğinden, işçinin daha sonra yeni alt işveren yanındaki çalışmaları yeni bir iş sözleşmesi niteliğindedir. Bu durumda feshe bağlı hakların talep koşulları gerçekleşeceğinden, feshin niteliğine göre hak kazanma durumunun değerlendirilmesi gerekecektir.
Somut olayda, davacı, 1.8.2006 tarihinden beri davalı M...'a ait işyerinde kesintisiz temizlik elemanı olarak farklı alt işverenler nezdinde çalışmıştır; en son çalışması diğer davalı D... Gıda İnşaat Ve Taahhüt San. Ltd. Şti. yanındadır. İhale süresinin 30.11.2009 tarihinde sona ermesi sebebiyle davalı D... Ltd. Şti. davalının iş akdini ihale süresinin sona ermesi sebebiyle feshetmiş ve SGK'na da çıkışını bildirmiştir. Genel uygulamada işçiler işyerinde çalışmalarına devam etmekte ve yeni ihaleyi alan şirkette bu işçileri kendi işçisi gibi bildirmekte ve işçinin çalışması bu şirketten bildirilecek devam etmektedir. Ancak davaya konu dönemde ihalenin yapılması 2,5 ay gecikmiş ve yeni ihaleyi alan şirket davacıyı işçisi olarak bildirmemiştir. Bu dönemde davacı, 17 gün, işten çıkışı bildirilmiş olmasına rağmen davalı işyerinde çalışmasına devam etmiştir. Bu durumda davalı D...'in ihale süresinden sonra davalı işyerinde işçi çalıştırılmasından sorumlu tutulması mümkün değildir. Çünkü davalı işyeri ile bir ilişkisi kalmamıştır. Ancak davalı M..., ihale süresinin 30.11.2009 tarihinde bittiğini ve hizmet akdinin sona erdiğini bilmesine rağmen davacının çalışmasına rıza göstermiştir. D... Gıda İnşaat Ve Taahhüt San. Ltd. Şti. tarafından haklı olarak savunulduğu üzere, davacının, 17 günlük çalışmasının M... nezdinde devam ettiği ve ihaleyi yeni alan şirket tarafından da işe başlatılmayan işçinin hizmet akdinin M... zımni olarak kurulduğu, ihale süresine bağlı olarak kendisi yönünden sona erdiği hususu olayın akışına uyduğu halde davacı işçinin D... Gıda İnşaat Ve Taahhüt San. Ltd. Şti.ne iadesine karar verilmesi hatalıdır. Davacı, M... işçisidir ve MEDAŞ'a ait işyerine iade edilmeli, davalı D... Ltd. Şirketine yönelik davanın husumetten reddine karar verilmelidir. Mahkemece hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bu hukuki olgu ve tespitler karşısında MEDAŞ'ın temyiz itirazları yerinde olmayıp, davacı ve davalı D... Şirketi vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları yerinde olduğundan 4857 Sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemize aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı D... Gıda İnş. ve Taah. San. Ltd. Şirketine yönelik davanın husumetten reddine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'si gereğince 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, davalı D... Ltd. Şirketinin yaptığı toplam 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
3- Feshin geçersizliğine ve davacının M... A.Ş.'ne ait işyerine işe iadesine,
4- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı M... A.Ş. tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
5- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
6- Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 15,60 TL harcın tenziliyle bakiye 8,70 TL harç giderinin davalı M... A.Ş.'den tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
7- Davacının yapmış olduğu 548,00 TL yargılama giderinin davalı M... AŞ'den tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalı M... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
9- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
10- Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davacı ve davalı D... Ltd. Şirketine iadesine, yeteri kadar harç alındığından M... A.Ş.'den harç alınmasına yer olmadığına, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy