(4857 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün: yargı tayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozmayla kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2) Davacı vekili davacının davalı Belediyenin işyerinde davalı şirket işçisi olarak çalışırken iş sözleşmesinin feshedildiğini, açtığı işe iade davasının kabul edildiğini ancak işe başlatılmadığını iddia ederek kıdem tazminatıyla bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 13.3.2012 tarihli ilamı ile, sair temyiz itirazlarının reddine ancak davalıların hesaplamalara esas ücrete ve hesaplama şekline yönelik itirazlarının karşılanması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme, emsal ücret araştırması yapılmasına karar vermiş ancak daha sonra bozma öncesi bilirkişi raporuna itibar ederek aynı miktarları hüküm altına almıştır. Taraflar arasında hesaplamalara esas alınan aylık ücretin miktarı ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının işe başlatılmayarak iş akdinin feshedildiği tarihteki ücretinin emsallerine nazaran net 1154,00tl olduğunu iddia etmiştir.
Bozma kararı öncesi hazırlanan ve bozma sonrası da hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının geçersiz sayılan fesih tarihi olan 15.5.2009 tarihindeki ücretinin bordroya göre yol ve yemek ücreti hariç brüt 1049,22 TL olduğu belirlendikten sonra davacının işe başlatılmayarak iş akdinin feshedilmiş sayıldığı 10.8.2010 tarihindeki ücreti, 15.5.2009 tarihindeki ücretinin asgari ücreti oranına göre brüt 1193,98 TL olarak tespit edilmiş ve alacaklar bu ücret baz alınarak hesaplanmıştır.
Bozma kararı hesaplamalara esas alınan bu ücrete dair itirazların değerlendirilmesi gereğine işaret etmiştir.
Bozma kararına uyan Mahkeme, davacının ücretinin tespiti bakımından emsal ücret araştırması yapılmasına karar vermiş, bu bağlamda taraf vekillerine süre tanımıştır. Davacı vekili emsal ücretin sorulması bakımından iki adet işçi sendikası ismi bildirmiştir. Davalı Belediye vekili ise 2009 yılına ait bazı bordrolar ve aylık prim bildirgelerini sunmuştur.
Karar duruşmasında davacı vekili ücret konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını belirtmiştir. Davalı şirket vekili bankadan yatırılan, ödenen maaşa bir diyeceklerinin olmadığını söylemiş, Belediye vekili ise, Belediyeden gelen yazıya bir diyeceklerinin olmadığını bildirmiştir. Bu beyanlara göre taraflar arasında hesaplamalara esas alınan ücret miktarı konusunda uyuşma olduğu söylenemez. Zira davacının ücreti bordrolara ve bankaya yatırılan miktar değildir. Bu haliyle bozmaya uyan mahkemenin bozma ilamının gereklerini yerine getirdiğini söylemek mümkün değildir.
Mahkemece yapılacak iş, işe başlatılmayarak iş akdinin feshedildiği 10.8.2010 tarihi itibariyle davacının fiilen yaptığı iş ve kıdemi belirtilmek suretiyle alabileceği ücret konusunda usulünce iş sendikaları dışındaki meslek odalarından ve kuruluşlarından ücret araştırması yapmak, gerektiğinde davacıyla aynı işi yapan ve çalışmasına devam eden işçilere ne miktar ücret ödendiğini sormak ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutarak davalılar lehine oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden bir karar vermektir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalılar vekilinin bu yönlere dair temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalılara iadesine, 18.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy