(4857 S. K. m. 20, 47) (2429 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davalı işyerinde liman içi tır şoförü olarak çalışan davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin davacının imzaladığı sözleşme ile bayram ve tatil günlerinde çalışmayı kabul ettiğini, davalı işyerinin 7/24 sürekli çalışma yapılan yerlerden olduğunu davacının 31/08/2011, 01/09/2011 ve 07/11/2011, 09/11/2011 tarihlerine denk düşen vardiyalarına gelmediğinden bayramda çalışmayacağını bildirdiğinden iş sözleşmesinin devamsızlık nedeni ile haklı olarak feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece ulusal ve dini bayramlarda çalışmanın varlığı taraf tanık anlatımlarınca bildirilmiş olmakla bunu kabul etmeyenlerin iş akdinin sonlandırılacağı şeklinde işverence baskı olduğu, davacının ikinci iş sözleşmesinde buna dair hüküm olmadığı ve işyeri uygulamasının dayatma şeklinde uygulanamayacağı birlikte değerlendirilmiştir. Bu durumda iş akdinin davalı işveren tarafından haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiği kanaatine varılmış, feshe ilişkin yeterli, kesin, inandırıcı deliller davalı işveren tarafından sunulmamıştır gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ulusal ve dini bayram ile genel tatiller 2429 sayılı Yasada belirtilmiştir. Bu tatil günlerinde, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca, İş Kanunu kapsamına giren işyerlerinde çalışan işçilere çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Çalışmaması halinde işçiye, o günkü tatil ücretine hak kazanacak, çalıştığı takdirde ilave bir günlük ücret alacaktır. Buna göre kural olan işçinin tatil günü çalışmamasıdır. İşyerinde tatil günü çalışma yapılacaksa, bunun önceden belirlenmesi ve işçiye tebliğ edilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre davacının 2429 sayılı Yasaya göre Ramazan ve Kurban Bayramı'na gelen tatil günleri 31/08/2011, 01/09/2011 ve 07/11/2011, 09/11/2011 tarihlerindeki vardiyasına gelmediği ve işverence 31/08/2011, 01/09/2011 tarihlerindeki Ramazan Bayramı günlerine denk düşen vardiyasına gelmediğinden davacı hakkında tutanak tutulup ihtar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı işyeri liman işletmesi olup devamlı mesai gerektiren yani dini ve milli bayramlarda ve genel tatillerde de çalışılması gerekli olan işyerlerindendir. Davacı iş sözleşmesi ile -devralınan işyerinde yapılan iş sözleşmesi ile- bayramlarda ve genel tatillerde çalışmayı kabul etmiştir. Davacının iş aksatacak şekilde bayram tatilinde işe gelmemesi, işin aksaması sebebiyle işverene geçerli fesih imkanı verir. Davacının iş sözleşmesinin işverence feshi geçerli nedene dayandığından davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin yatırılan 18.40 TL harcın tenzili ile bakiye 5.90 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Davalının yapmış olduğu 21,5 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 29.05.2013 gününde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy