(4857 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatıyla boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alınan karar gereği şirketin Tüm bölge müdürlükleri nezdindeki bölge yönetmenliği pozisyonlarının kaldırıldığını, davacının çalıştığı tahsilat bölge yönetmenliğinin de bu kapsamda kaldırıldığını, davacı yerine yeni işçi alınmadığını, bölgede olup merkezde çalışması teklif edilen personelin uzman yardımcısı kadrosu olduğunu, bölge yönetmenliği pozisyonu kaldırılarak bölgede değil doğrudan merkeze bağlı yeni bir yöneticilik anlayışı getirildiği, feshin davacının çalıştığı pozisyonun iptaline dayandığını ve böyle bir pozisyon sonradan ihya edilerek davacı yerine yeni personel istihdam edilmediğini, hasar biriminin merkeze bağlanmasıyla merkezde bu konuda uzman yardımcısı ihtiyacı ortaya çıktığından davacının dava dilekçesinde isimlerini bildirdiği kişilere teklif götürülmesinin bu sebeple olduğunu, fakat davacının uzman yardımcısı değil yönetmen olarak çalıştığı için kendisine İstanbul'da iş teklif etmenin mümkün olmadığını, feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı işverence 8.3.2010 tarihli toplantı sonucunda Bölgelerinde aynı hızı yakalayabilmesi için Bölge Müdürleri ve Acente temsilcilerinin motive edilmesine, bunun dışında bölgelerde yeni bir yapılanma çerçevesinde eleman azaltılmasına karar verildiği, öncelikle bölgelerde Bölge Yönetmeni kadrolarının azaltılarak 2011 de tamamen kaldırılmasına ve diğer bölge birimlerinde de kademeli olarak eleman azaltılmasına karar verildiği belirtilmiş olup ibraz edilen organizasyon şemalarından da Ankara Bölge Müdürlüğü bünyesinde Hasar Bölge Müdürü unvanının kaldırıldığı görülmüştür.
Davacıyla akdedilen hizmet sözleşmesi hükümleri gereğince grup şirketleri bünyesinde nakle dair açık hükümlerin bulunduğu, yine davacının astı konumunda çalışan bir işçiye İstanbul'da çalışması teklif edildiği ve bu işçinin fesihten sonra Mayıs ayında İstanbul Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladığı görülmüş olmakla, davalı işverenin de kabulünde olduğu üzere davacıya eş değer ya da daha alt bir görev teklifinde bulunulmadığı, bilirkişi raporunda 2011 yılında işten ayrılan 7 yönetmenin yerine 5 yönetmen alındığı ancak davalı şirketin sigorta şirketi olup yönetmen kadrosu dışında uzman ve uzman yardımcısı gibi kadrolara işçi alımlarının olduğu dosyaya sunulan bir kısım kesinleşen işe iade kararlarından da anlaşıldığı, ayrıca fesih tarihinden 4 ay kadar sonra Ankara Bölge Müdürlüğü bünyesinde Hasar, Hukuk ve Rücu bölümüne uzman yardımcısı alındığı görülmesi karşısında davacının unvanının kaldırılmış olmasına ve davacının görev ve sorumluluklarının astı konumunda olan yönetmen unvanlı kişilerce yerine getirilmesine rağmen davalı işverence özellikle feshin son çare olarak uygulandığı ispat edilemediği görülmüştür. Bu sebeple gerek iş sözleşmesindeki nakle dair açık düzenlemeler ve gerekse davacıya bir başka görevde çalışmasının teklif edilmemiş olduğunun açık olması karşısında işveren tarafından feshin son çare olarak uygulandığı ispat edilemediğinden yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Buna rağmen mahkemece, eksik değerlendirmeyle yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 Sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile:
1.Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2.Davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının adı geçen işverenin işyerine işe iadesine,
3.Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminatın miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4.Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5.Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubuyla kalan 3,15 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6.Davacının yapmış olduğu 751,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9.Peşin alınan temyiz harcının istemi halinde davacı vekiline iadesine, kesin olarak, 12.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy