(3402 S. K. m. 19, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. B. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 113 ada 8, 114 ada 6 ve 14; 117 ada 1; 129 ada 2, 7, 32, 95; 130 ada 15, 47 ve 117; 139 ada 4 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Ş. B. ve paydaşları ile ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesinde belirtilmek suretiyle H. B. adına tespit edilmiştir. Davacı S. K. miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya konu taşınmazların kök muris H. B. mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, davaya konu taşınmazların O. oğlu H. B. mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı A. B. tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillerle duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre davaya konu taşınmazların, tarafların ortak miras bırakanı O. oğlu H. B.'den kaldığı, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı A. B.'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece H. B.'nin mirasçıları ve paylarının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazların payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, mirasçıların kimlik bilgileri ve payları belirlenmeden mirasçılık belgesine atıfta bulunularak dava ve temyize konu taşınmazların H. B. mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davaya konu 113 ada 8, 114 ada 6 ve 14, 117 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhdesatların kim tarafından meydana getirildiği belirlenerek, muhdesatların ortak miras bırakan dışında kişiler tarafından meydana getirildiğinin anlaşılması halinde, taşınmazlar üzerindeki muhdesatların niteliği belirlenerek, meydana getiren kişilere ait olduğunun 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması dahi isabetsiz,
Sonuç: Davalı A. B.'nin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy