(818 S. K. m. 84) (2821 S. K. m. 61) (YHGK 27.09.2000 T. 2000/12-1148 E. 2000/1193 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; Hizmet-İş Sendikasıyla davalı Çayırova Belediye Başkanlığı arasında 1.1.2007-31.12.2009 tarihleri arasında toplu iş sözleşmesi imzalandığını, davalıya bağlı işyerlerinde çalışmakta olan işçilerden, sendikaya üye olanların isim listeleri, üyelik ve dayanışma aidatı kesinti yazılarıyla birlikte davalı işverene bildirildiğini, dava dönemi içerisinde, davalıya bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin üyelik veya dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, belirterek 1.1.2007-28.7.2009 tarihleri arasındaki dönem için sendika üyelik ve dayanışma aidatı asıl alacağın, toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan ödeme temerrüt tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Belediyenin davadan önce temerrüde düşürülmediğini, faizin temerrüde düşme tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 68.323,03 TL alacağın karara ekli bilirkişi İ. Tavan tarafından hazırlanan 24.9.2012 tarihli ek raporda belirtildiği üzere temerrüt tarihi olan ve her ay için ayrı ayrı gösterilen ödeme zamanı tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, 2821 Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında aidat alacağına işletme kredisi faizi yürütülüp yürütülemeyeceği ve ödemenin öncelikle faiz alacağına mahsup edilip edilmeyeceği ve hükmün bilirkişi raporuna atıf yapılarak kurulup kurulmayacağı noktalarında uyuşmazlık vardır.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin 1. fıkrasında: İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine, işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır denilmektedir.
O halde: 2821 Sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1. maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
B.K.'nun Borçlunun temerrüdü başlıklı 101. maddesinin 1. fıkrasında Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. İkinci fıkrasında ise Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamıyla borçlu mütemerrit olur. hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Dosya kapsamından: Davacı sendikayla davalı işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesinde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Davacı sendikanın toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını ve aidat miktarını belirten yazıyı davalı işverene gönderdiği anlaşılmaktadır. O halde Toplu İş Sözleşmelerinde belirtilen tarihlerden itibaren faize karar verilebilecektir. Mahkemece kabul edilen alacakların faiz başlangıç tarihi itibariyle hüküm fıkrasının açık ve anlaşılır olmaması, bilirkişi raporuna atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması hatalıdır.
Bundan başka, 818 Sayılı B.K.'nun 84. maddesinde Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir kuralı düzenlenmiştir.
Buna göre tek bir borç ilişkisinin söz konusu olduğu durumda borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Ancak, para borcunun bir kısmı için kefalet, rehin veya benzeri bir teminat verilmişse, yapılan kısmi ödemenin teminatlı olan borca mahsubu istenemez. Bu durumda kısmi ödemenin teminatsız olan ya da teminatı daha az olan borca mahsubu gerekir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir. H.G.K.nun 27.9.2000 tarih ve 2000/12-1148 Esas, 2000/1193 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, B.K.nun 84. maddesi gereğince ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Gecikme ve alacaklının iradesini açıklaması halinde, ödenen kısmın öncelikle faizden düşülmesi gerekir.
O halde, B.K.'nun 84. maddesine göre borçlu faizleri ödemede geciktiği için davacı sendika istemiyle bağlı kalınarak temyiz isteminde açıklanan dava tarihinden sonra yapılan 7000 TL ödemenin, öncelikle faize mahsup edilmesi gerektiği yönünde hüküm kurulması gerekirken asıl alacak miktarından düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, üyelik aidatlarının 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun 61. maddesi gereğince bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekir iken yasal faize karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerle bozulmasına, temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, 04.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy