(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün: Yargıtay'ca incelenmesi davacı M. Ö. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 168 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 4524,34 m2, 11105,36 m2 ve 7995,13 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalı M. K. ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı M. Ö. miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet sebebiyle reddine, davaya konu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı M. Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusunun 165 ada 9, 10, 11 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, taşınmazların tespit maliklerinin davalılar M. K. ve arkadaşları olmadığı, davacının davasını yanlış hasma yönelttiği, ıslah yoluyla dahi davanın tarafının değiştirilemeyeceği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Davacı taşınmaz başında yapılan keşifte dava ettiği taşınmazı göstermiş, uzman bilirkişi T. Ö. tarafından hazırlanan 2.8.2012 havale tarihli rapor ve haritada gösterilen yerin 165 ada 9, 10, 11 ve 15 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu bildirmiştir. Davacı elde ki davada davalı olarak M. K., K. K., İ. K.'nu hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Davacı M. Ö.'in 3.12.2012 tarihli ıslah dilekçesinde bildirdiği 165 ada 15 parsel sayılı taşınmaz davalılardan M. K. adına tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı dava dilekçesinde 168 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara yönelik dava açmış ise de ıslah dilekçesiyle dava edilen taşınmazın 165 ada 15 numaralı parsel olduğunu belirtmiş, iş bu taşınmazın da davalılardan M. K. adına tespit edildiği anlaşıldığına ve askı ilan süresi içerisinde dava açıldığı nazara alındığında yanılgının maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Az yukarda açıklanan sebeplerle davaya konu taşınmazın 165 ada 15 parsel sayılı taşınmaz olduğu göz önüne alınmalı, taşınmaza ait tutanak aslı davalıdır şerhi verdirilerek dosyaya getirtilmeli, eğer taşınmaz davalı ise dava dosyalarının birleştirilmesi gerektiği düşünülmeli, daha sonra iddia ve savunma doğrultusunda taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, varsa gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece yukarda açıklandığı üzere davaya konu tam ve doğru olarak belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davaya konu olmadığı anlaşılan 168 ada 1, 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak aslı ve eki belgelerinin kesinleştirme işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm doğuracak şekilde tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz, davacı M. Ö.'in temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 10.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy