(1086 S. K. m. 274) (6100 S. K. m. 266)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı-davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 281 ada 18 (eski 5649) parsel sayılı taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Dava konusu eski 5649 parsel sayılı taşınmaza dair tutanak aslı Sulh Hukuk Mahkemesinde el atmanın önlenmesi davasına konu olduğundan söz edilerek Tapulama hakimliğine gönderilmiştir. Davacılar H. K. ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Davacı Hazine tarafından davalı Kırcasalih Belediyesi Tüzel Kişiliği, E. B., H. Z. ve A. T. aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi ve tescil davası da görevsizlik kararıyla Kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda davacı Hazine'nin davasının reddine, davacılar H. K. ve arkadaşlarının davasının kabulüne, davaya konu 281 ada 18 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacılar H. K. ve arkadaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar H. K. ve arkadaşlarının davasının kabulüne, davaya konu 281 ada 18 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davacılar H. K. ve arkadaşları adına tapuya tesciline dair hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Şöyle ki; dosya içerisinde bulunun 20.9.2011 havale tarihli uzman bilirkişi A. D. tarafından düzenlenen rapor ve eki haritada davaya konu eski 5649 parsel sayılı taşınmazın toplulaştırma sonucunda davaya konu taşınmazlar olarak 290 ada 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara tekabül ettiği belirtilmesine rağmen mahkemece oluşturulan 10.1.2012 tarih 2007/2-2012/1 E.K. sayılı ilamda davaya konu olmayan 281 ada 18 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulmuş olup, bu haliyle hükümde maddi hatanın varolduğunun kabulü gerekir.
O halde mahkemece yapılacak iş; davaya konu 290 ada 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak asılları ve ekindeki belgelere davalı olduğuna dair şerh verdirilerek Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi davaya konu olmadığı anlaşılan 281 ada 18 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve eki belgelerinin kesinleştirme işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm doğuracak şekilde tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz, davacı-davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy