(2709 S. K. m. 141) (6100 S. K. m. 297)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatıyla boşta geçen süre ücretine ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının işten çıkarılmasının hukuka ve yasalara uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, gerekçe gösterilmeksizin davanın reddine karar verilmiştir.
Anayasanın 141. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut olayda mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de gerekçeli karar incelendiğinde taraf iddia ve savunmalarıyla dosyada yer alan deliller belirtildikten sonra delillerin değerlendirilmesi neticesinde bölümünde delillerin değerlendirilmekte iken ... ceza mahkemesinden verilen hükmün infazı için hapis halinde bulunduğu, davayı ise... şeklindeki cümlenin tamamlanmadığı ve bu haliyle hükmün hem eksik hem de davanın reddine dair gerekçe belirtilmeksizin karar verildiği görülmüştür. Bu şekliyle mahkeme kararının gerekçesiz olduğu sonucuna varılmıştır.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının davacıya iadesine, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy