(4857 S. K. m. 32)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilip, davalı vekili tarafından Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 25.6.2013 günü belirlenen saatte temyiz edenler davalı D... Gazetecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ve davacı E. G. vekili geldiler, gelenlerin huzuruyla duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken muhabir olarak çalıştığını, fazla mesai yapıp milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretlerinin ve ayrıca ikramiyelerinin ve 2010 Şubat-Mart- Nisan aylarına ait ücretlerinin ödenmediğini, 2009 yılındaki net ücretinin 2.500,00 TL olduğunu iddia ederek aylık ücret ve bazı işçilik alacaklarının, birleştirilen davada ise davacının 2010 yılı Temmuz-Ağustos ve Eylül ayı ücretlerinin eksik ödendiğini, 2010 yılındaki ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu iddia etmiş ve eksik ödenen ücret alacaklarıyla bunların %5 fazlalıklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ödenen aylık ücretin miktarı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacı vekili asıl davada davacının 2009 yılındaki ücretinin net 2.500,00 TL olduğunu iddia etmiş, birleşen davada ise 2010 yılındaki ücretinin net 2.000,00 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı vekili davacının son ücretinin net 530,00 TL olduğunu savunmuştur.
Emsal ücret araştırması kapsamında yazılan yazıya Gazeteciler Sendikası tarafından verilen cevabı yazıdaki miktarlar benimsenmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 2010 yılı ücretinin 2.750,00 TL olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Hesaplamalara esas alınan emsal ücret sendikal örgütlenme kapsamında TİS düzeni bulunan işyerlerinde sendikalı işçilere uygulanan ücret olup sendika üyesi ve Toplu İş Sözleşmesinden yararlandığı konusunda iddia ve delil bulunmayan somut olaydaki işçi için dikkate alınması mümkün değildir. Öte yandan davacının yaptığı iş, kıdemi nazara alındığında bordrolardaki ücretle çalışması da hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı tanıkları iş akdi 2010 yılının sonlarında feshedilen davacının fesih tarihindeki ücretinin 2.000,00 TL olduğunu beyan etmişlerdir. Davacı vekili de davacının 2010 yılındaki ücretinin 2.000,00 TL olduğunu beyan ve kabul etmiştir. Bu sebeple davacının 2010 yılındaki ücreti 2.000,00 TL olarak kabul edilmeli, hesaplama buna göre yapılmalıdır. Yazılı şekilde dosya kapsamına uygun olmayan, talep aşılarak yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacı vekili davacının ödenmeyen aylık ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Dosya içinde bulunan ve talep edilen aylara ait bordrolarda davacı yararına aylık ücret tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Bilirkişi bordroların imzasız olması ve ödeme yapıldığına dair banka kaydı olmaması sebebiyle 2010 Şubat-Mart-Nisan aylarında davacıya hiç ücret ödenmemiş gibi hesaplama yapmıştır. 2010 yılı Temmuz-Ağustos-Eylül ayları için de aynı şekilde bordrolarda ücret tahakkuku vardır. Bu aylar için ise davacının kabulünde olan miktarlar mahsup edilmiştir. Davalı vekili ödeme itirazında bulunarak banka kayıtlarının getirtilmesini istemiş, ancak bu itiraz üzerinde durulmamıştır.
Öte yandan fazla mesai, milli bayram ve genel tatil ücretiyle bunların %5 fazlalıkları hüküm altına alınmıştır.
Sunulu bordroların tetkikinde bazı aylarda fazla mesai ve resmi tatil adı altında ayrıca tahakkuklar olduğu görülmektedir. Bilirkişi bunları da bordroların imzasız olması sebebiyle dikkate almamıştır.
Ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı savunulduğuna göre, davacının hesaplamaya esas tüm dönemi kapsayacak şekilde banka hesap dökümü getirilmeli, davacıya bordrolarda tahakkuku yapılan aylık çıplak ücretlerinin yanında tahakkuku yapılan fazla mesai, resmi tatil ücretlerinin ödenip ödenmediği saptanmalı, aylık ücretler bakımından tahakkuk miktarların ödenmiş olması halinde -2010 yılı Temmuz-Ağustos- Eylül ayları için ödenen miktarın davacının kabulünde olan miktarlardan az olması halinde bu aylar bakımından davalı yararına oluşan kazanılmış haklar dikkate alınarak- bakiye aylık ücret ve bunların %5 fazlalığı hesaplanmalıdır.
Fazla mesai, milli bayram ve genel tatil ücretleri açısından ise, bordroyla tahakkuk ettirilen miktarın banka hesabına yatırıldığının ve ihtirazi kayıtsız alındığının anlaşılması halinde yasaya uygun zamlı tahakkuk olmaları halinde bu ayların tümüyle hesaplamalarda dışarıda tutulması, zamsız tahakkuk olduğunun saptanması halinde ise ait olduğu ay tahakkukundan mahsubu yoluna gidilmesi ve bu şekilde fazla mesai, milli bayram ve genel tatil mesai ücretleriyle bunların %5 fazlalıkları hesap edilmesi gerekir.
4- 5953 Sayılı Kanunun 14. maddesine göre ikramiye alacağı hüküm altına alınmıştır. Bu yasa hükmüne göre davalı işverenin ikramiye ödeme yükümlülüğünün doğması için kar elde etmiş olması gerekir.
Dosya kapsamından bu hususta bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple ikramiye alacağının hüküm altına alındığı dönemler itibariyle davalı işverenin kar elde edip etmediği Vergi Dairesinden ve diğer ilgili yerlerden sorulmalı ve sonucuna göre davacının ikramiye alacağına hak kazanıp kazanmadığı tespit edilmelidir.
Yapılacak iş, bozma kararı kapsamında işaret edilen eksikliklerin giderilmesinden sonra davaya konu edilen alacaklar bakımından -fazla mesai, milli bayram ve genel tatil mesai ücretlerinin hesaplanması bakımından ayrıca dönemsel saat ücretiyle zamlı saat ücretini ve günlük zamlı ve zamsız yevmiyeyi de ayrı ayrı gösterecek şekilde -denetime elverişli ek hesap raporu alarak diğer delillerle değerlendirmeye tabi tutarak karar vermektir. Karar verirken fazla mesaiyle milli bayram ve genel tatil mesai ücretlerinin %5 fazlalıklarında yapılacak hakkaniyet indirimi, hakkaniyet indirimli fazla mesai ve milli bayram-genel tatil mesai ücretleri üzerinden yapılmalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere dair temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin %5 fazlalık alacaklarına uygulanan hakkaniyet indirimi oranına yönelik temyiz itirazı hakkında inceleme yapılmasına şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren taraflar yararına takdir olunan 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcının istenmesi halinde taraflara iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy