(4721 S. K. m. 598)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı (M.R.T.) tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece (M.) Tapu Sicil Müdürlüğü hasım gösterilerek açılan davanın başka bir mahkeme tarafından aynı miras bırakanın mirasçılık belgesinin verilmiş olması nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçe gösterilerek karar vermeye yer olmadığına karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Mirasçılık belgesi verilmesi veya iptali istemine ilişkin davaların miras bırakanın mirasçıları, mirasçıları yoksa son mirasçı sıfatıyla Hazine ya da mahkemece yetki verilmek koşuluyla üçüncü kişiler tarafından açılabilir. Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların kural olarak hasımsız olarak açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de, hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır.
Öte yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Bu açık hüküm karşısında her bir mirasçının diğerlerinden bağımsız olarak mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle dava açma hakkının bulunduğu, mahkemelerce yetki verilmesi koşuluyla bu tür davaların mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerce de açılabileceği kuşkusuzdur. Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. Daha önce başkaları tarafından mirasçılık belgesinin alınmış olması, diğer mirasçılar veya mahkemelerce yetki verilen kişilerin bu istemle dava açmalarına engel bir neden de değildir. Mirasçılık belgesi verilmesi davalarında çekişmeli yargıya tabi davaların aksine resen araştırma prensibi hâkim olduğundan mirasçılar tarafından açılan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın var olduğunu ve öldüğünü, kendisinin soy bağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Davanın mahkemelerce yetki verilen ve mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerce açılması durumunda davacı tarafın sadece miras bırakanın var olduğunu ve öldüğünü kanıtlamakla yükümlü olacağı, her iki halde de nüfus aile kayıtlarının getirtilerek miras bırakanın davacı taraf dışında başka mirasçısı olup olmadığını tespit etmenin ve miras paylarını belirlemenin hâkimin görevi olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan hukuki yarar bulunması koşuluyla bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır.
Somut olaya gelince, davacı tarafın (M.) Tapu Sicil Müdürlüğü aleyhine 36462 ada 6 parsel sayılı taşınmaz paydaşlarından (H.) eşi (M.*) ile (H.) oğlu (M.**)'in mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açtığı ancak dava dilekçesinde davanın neden hasımlı açıldığına ilişkin açıklama yapılmadığı gibi, mahkemelerden hasımlı mirasçılık belgesi alınması için alınmış yetki belgesini de dosyaya ibraz etmedikleri anlaşılmıştır.
Davacı tarafın 36462 ada 6 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın giderilmesi davasından önce paydaş olan ve miras bırakanları olduğunu ileri sürdüğü (H.) eşi (M.*) ile (H.) oğlu (M.**)in sırasıyla (A.)-(G.)-(H.*) Mahallesi Cilt-11, Hane-28'de nüfusa kayıtlı (A.) ve (M.***) oğlu (M.*) ile (M.*) ve (H.) oğlu (M**.T.O.) olduklarının tespiti istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde her zaman dava açabileceği kuşkusuzdur.
Sonuç: Hal böyle olunca mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin istemlerin çekişmesiz yargıya tabi işlerden olduğu,
(M.) Tapu Sicil Müdürlüğü'nün çekişme yaratmadığı gözetilerek aleyhinde açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verildikten sonra davanın hasımsız olarak görülerek; mahkemece az yukarıda açıklanan hukuksal olgular ve davanın resen araştırma prensibine tabi olduğu gözetilerek davacı tarafın talep içeriğine göre davanın esası yönünden bir karar verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı (M.R.T.)'nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 26.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy