(4857 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı 10.11.2008 tarihinde satış temsilcisi olarak işe girdiğini, iş akdinin 8.3.2011 tarihinde gerekçesiz ve iş kanununa aykırı olarak feshedilmesi nedeniyle feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket; davacının 2009 yılında dikkatsiz ve düzensiz çalışması nedeniyle iki kez kendisine uyarı verilip savunmasının alındığını, ancak 2010 yılında da beklenenin atındaki performans notu üzerine kendisine performans geliştirme eğitimi verildiğini, beklenen gelişme sağlanamadığını, ekibinin bile altında kaldığının tespiti üzerine savunmasının alındığını, piyasa koşulları demekle yetindiğini, diğer ekip üyelerinin aynı piyasa koşullarında daha iyi sonuçlar alabildiklerini, kendisine verilen performans iyileştirme eğitiminin işe olumlu yansımadığını, bunun üzerine performans düşüklüğü nedeniyle iş akdinin tüm hakları verilerek geçerli nedenle feshedildiğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı işverenin davacının iş akdini İş Kanunu hükümlerine aykırı olarak feshettiğinden davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; davacının 30.07.2009 tarihinde zimmetindeki araçta yapılan sayımda bazı malların eksik bazı malların fazla bulunduğu, 7.12.2009 tarihinde yapılan kontrolde hazır bulunduğunu el terminaline girdiği malzemenin eksik çıktığı ve işini dikkatsiz yaptığı gerekçesiyle iki kez ihtar edildiği, davacının bir daha olmayacağını bildirdiği, 2009 yılı performansının beklentinin altında olması nedeniyle alınan savunmasında önümüzdeki dönemde eksik olduğum alanlarda kendimi geliştireceğime inanıyorum dediği, davacıya 3.1.2011-14.2.2011 tarihleri arasında performans iyileştirme eğitimi verildiği ve eğitim sonrasında amiri tarafından satış oranlarının tutturulamaması nedeniyle beklenen gelişimi gösteremediği yönünde görüş belirtildiği, davacının bu nedenle alınan savunmasında bu piyasa koşullarından elimden bu kadarı geliyor diyerek kestirip attığı; davacının müşteri ilişkilerinde ve satış hedeflerini tutturamaması sebebiyle başarısız bulunduğu ve savunması alınarak sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının, performans düşüklüğü sebebiyle verilen iyileştirme eğitimine rağmen saha tespitlerine göre görevini gereği gibi yapmadığı, satış değerlerinin yükselmediği, verilen eğitimin sahaya olumlu bir yansımasının bulunmadığının tesbiti karşısında, uyarılara karşın görevini gereği gibi yapmayan davacı ile normal ölçülerde işverenden iş sözleşmesini, iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Dosya kapsamına göre işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı anlaşıldığından mahkemece aksi gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yukarıda açıklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1- Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3- Eksik alınan 5,90 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, davalı tarafça yapılan 187,00 TL. masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. ne göre 1.320.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 25.02.2013 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy