(6100 S. K. Geç. m. 3)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 14.6.2011 tarihinde emekli olmak suretiyle iş akdini feshettiğini, ancak kıdem tazminatıyla diğer işçilik alacaklarının Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının ödenmediğini, her kıdem yılı için 50 gün üzerinden kıdem alacağı, iş akdinin başlangıcından itibaren ödenmeye ikramiye ve TİS gereği her sene verilen 60 günlük ikramiyeler, TİS 36. maddeye göre verilen yılda 52 günlük ikramiye alacağı, her yıl için ödenen 5 aylık ücret tutarında izin alacağı ve kullanılmayan ücretli izin alacakları ve 2010 yılında imzalanan TİS gereği yapılan yardımları ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 69.592,00 TL kıdem tazminatının, talep doğrultusunda 200,00 TL izin, 100,00 TL ikramiye, 100,00 TL (2011 yılı Mayıs ve Haziran ücreti), 100,00 TLTİS fark alacaklarının dava tarihi olan 28.6.2011 gününden itibaren, ıslah doğrultusunda 1.823,00 TL izin, 7.256,00 TL ikramiye, 2.148,00 TL (2011 yılı Mayıs ve Haziran ücreti), 219,00 TL. TİS farkı alacaklarının ıslah tarihi olan 12.12.2012 gününden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalı işverenden alınarak davacıya verilmesine, davacının ikramiye alacağına dair fazla isteğinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacının TİS'lerden kaynaklanan ikramiye alacakları yönünden talebin zamanaşımına uğramayan kısmının kabulüne dair karar kurulmuş ise de dosyada mevcut, gerek bizzat davacı adına, gerekse toplu olarak hazırlanmış ikramiyelere dair ödeme emri belgeleri şeklinde düzenlenen davaya konu alacağa dair hakedişlerin ödendiğine dair belge ve bilgilerin bankadan sorulmak suretiyle hiçbir tereddüte yer vermeyecek açıklıkta ve denetime elverişli olarak ortaya konulmadığı, bu sebeple ödemelerin yapılıp yapılmadığı ve ödeme yapılmış ise mahsup edilmesi gerekip gerekmediği belirlenmeden eksik incelemeyle davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca davacının Mayıs-Haziran 2011 dönemine ait bir adet bordronun içeriğinin boş olmasına rağmen iki aylık ücret ödenmemiş kabul edilerek ücret alacağının hüküm altına alınması da hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerle bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy