(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bakanlık vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: 1) Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2) Davacı vekili davacının davalı bakanlığın asıl işverenliğinde son alt işveren olarak diğer davalı nezdinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatıyla bazı işçilik alacaklarının davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Bakanlık vekili bakanlığın asıl işveren olmayıp ihale makamı olduğunu, bakanlığa husumet yöneltilemeyeceğini, kaldı ki davacının işi kendisinin terk ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme tarafından davacının davalı bakanlığın asıl işverenliğinde son alt işveren olarak davalı şirket nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davacının 7.10.2003 tarihinden itibaren davalı bakanlıktan ihale ile iş alan şirketler nezdinde çalıştığını iddia etmiştir. Davalı bakanlık vekili davacının 2008 yılından itibaren çalıştığını savunmuştur.
Davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular yönde beyanda bulunmuşlardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanlarına itibar edilerek davacının 7.10.2003-31.12.2010 tarihleri arasında 7 yıl 2 ay 24 gün çalıştığı kabul edilmiştir.
Dosyada bulunan hizmet cetvelinde davacının 7.10.2003 tarihinden itibaren girişli çıkışlı olmak üzere değişik sicilli işyerlerinde çalıştığı görünmektedir. Bu işyerlerinden 2008 Ekim ayından öncekilerin davalı bakanlıktan ihaleyle temizlik işi alan alt işverenlere ait olup olmadığı konusunda araştırma yapılmamıştır. Bu itibarla hizmet cetvelinde görünen işyerlerinin davalı bakanlığın alt işverenleri olup olmadığı SGK'dan gerekli belgeler ve lüzumu halinde bakanlıktan anılan dönemi kapsayan hizmet alım sözleşmeleri getirtilerek araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca davacı yararına son alt işveren nezdinde iken kullandığı 20 günün mahsubu ile 90 gün üzerinden yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır. 7 yıl gibi uzun bir süre çalışan işçinin hiç izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacının çalıştığı alt işverenlerden yıllık izin belgeleri getirtilmeli, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek alacak hakkında bir karar verilmelidir.
Kabule göre de: Davalı bakanlık harçtan muaf olduğu halde davacının peşin yatırdığı harcın yargılama giderlerine eklenerek davalı bakanlıktan diğer davalıyla birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesi. Kıdem tazminatının ıslahla arttırılan kısmına talep aşılarak fesih tarihinden itibaren faiz işletilmesi,
Davacının 100,00 TL fazla mesai ücret talebi reddedildiğine göre AAÜTHK'nın 12/2. maddesine göre davalı bakanlık açısından hüküm altına alınması gereken avukatlık ücreti 100,00 TL olması gerekirken 12,00 TL avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı bakanlık vekilinin bu yönlere dair temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy