(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığını, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Adana 2 İcra Müdürlüğünün 2011/1394 Sayılı dosyasıyla takip açtıklarını, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın yerinde olmadığını bu sebeple itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, icra takibinde ücret alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının çalıştığı dönem içerisinde tanık beyanlarıyla belirlenen ücret üzerinden ücret alacağı bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Davacı icra takibinde borcun sebebi olarak 29.11.2010 vade ve tanzim tarihli maaş ücret alacağını göstermiştir. Davalının icra takibine itirazı üzerine itirazın iptali davasını açmıştır.
İtirazın iptaline dair dava dilekçesinde davacı borcun sebebini davalının muvazaalı işlemle davacıyı taşeron nezdinde çalıştırdığı, emsal işçinin ücreti üzerinden ücret alması gerektiği olarak göstermiştir. Davacı bu talebini 7.12.2011 tarihli duruşmada yinelemiştir.
Davacı 29.3.2012 tarihli duruşmada ise bu sefer icra dosyasındaki tarihin bilgisayar programında ihtiyarları dışında atıldığını, taleplerinin çalıştıkları döneme dair ödenmeyen ücret alacağı olduğunu savunmuştur.
20.5.2012 tarihli bilirkişi raporuyla emsal ücretten kaynaklı alacak tespit edilememiş ancak çalıştığı döneme dair ödenmeyen ücret alacağı olabileceği ihtimaliyle hesaplama yapılmıştır. Mahkemece tanık beyanlarıyla belirlenen ücret üzerinden dava ve icra inkar tazminatı kabul edilmiştir.
Davacının icra takibinde belirttiği tarihlerde davalı nezdinde çalışmadığı sabit olmakla maddi hataya düştüğü kabul edilebilir ise de, dava dilekçesinde dava dayanağını muvazaalı ilişkiden kaynaklı ücret fark talebi olarak açıkladığından ve bu yönden bir ücret alacağı tespit de edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava edilmeyen bir alacağın hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeple bozulmasına, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 17.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy