(4857 S. K. m. 17, 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı, davalı işverenden eksik sigorta günlerinin sigortaya bildirilmesi, fazla mesailerinin ödenmesi talebinde bulunduğunu, red cevabı aldığını, daha sonrada 06.06.2008 tarihinde işten çıkarıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatıyla bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının hırsızlık yaptığının tespit edilmesi üzerine işi bırakıp gittiğini belirtmiştir.
Mahkeme, davalının hırsızlık iddiasının somut olarak ispatlanamadığı, ve hırsızlıkla ilgili bir suç duyurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık Beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belgeyle bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı çalışmanın 09.00-20.00 saatleri arasında olduğunu belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise çalışma saatleri 07.30-19.30 olarak esas alınmıştır. Bu durumda çalışma saatleri konusunda davacının talebi günlük 11 saat iken mahkemece 12 saat olarak kabul edilmiş ve talep aşılmıştır.
Yapılacak iş; davacı talebi gözetilerek davacının fazla çalışma alacağını bilirkişiye yeniden hesaplatmak ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu husus gözetilmeden hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy