(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işverence haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Vakıflar Bankası T.A.Ş.; davacının diğer davalının işçisi olduğunu bu nedenle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davalı ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.; iş sözleşmesine diğer davalı asıl işverenin talebi sebebiyle performans yetersizliğinden son verildiğini, davacının tüm alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazacak şekilde haksız nedenle feshettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu noktasında toplanmaktadır.
Dosya içerisindeki kayıtlardan davalı ISS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş. tarafından davacıya kıdem ve ihbar tazminatına karşılık gelmek üzere 5229,52 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatlarının birbirine olan oranlarına göre ödemenin anılan alacak kalemlerinden mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından kıdem ve ihbar tazminatlarına karşılık davalı tarafından yapılan ödemenin hangi kıstaslar daha doğrusu hangi zaman aralığı ve hangi ücret esas alınarak yapıldığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda yapılan mahsup hakkında tereddüde sebep olmaktadır. Bu nedenle davalı tarafın kıdem ve ihbar tazminatını hangi ücret ve hangi tarihler arasındaki hizmet süresine göre yaptığı, hakkında beyanının tespiti ile yapılan ödemenin ne kadarının kıdem tazminatı ne kadarının ihbar tazminatı için yapıldığı açık bir biçimde tespit edilmeli ve yapılan tespite göre ödemenin mahsubunun gerçekleştirilmesi gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması isabetsizdir.
Ayrıca davacı vekilince ıslah dilekçesinde ıslaha konu edilen tutarlar bakımından faiz talep edilmemesine karşın talep aşılarak alacak kalemleri toplamları nazara alınarak faiz yürütülmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy