(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32, 41)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmünYargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacının Eylül 2008-Ağustos 2011 tarihleri arasında ekmek fırınında çalıştığını, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, sigortalarının yapılmadığını ancak sağlık laboratuvarı yazısıyla çalıştığının sabit olduğunu, ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatıyla tatil ve fazla çalışma alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının cezaevinden çıktıktan sonra yanında çalışmak istediğini söylediğini, kendisini hamal olarak işe aldığını, davacının talebi üzerine sigortasız çalıştırdığını, yardım olsun diye kendisine sigortalı iş de bulduğunu, ancak kendisinin başka işyerinde çalışmak istemediğini, yaklaşık 3 yıl boyunca günlük, haftalık, bazen 15 günde bir odun taşıma, temizlik, un indirme işlemleri için aralıklı olarak işyerinde çalıştığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının kısmi olarak davalı iş yerinde çalıştığını ancak çalışmasının sürekli olmadığı, tanık anlatımlarına göre bağımlı bir çalışma bulunmadığı, ara sıra yevmiyeyle davalı iş yerinde çalışmasının hizmet akdinin kurulduğunu göstermeyeceği, yeşil kart ve işsizlik maaşı alması nedenleriyle davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece arada bağımlılık ilişkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddiaları, davacı tanıklarının çırak ve kürekçi yardımcısı olarak çalıştığına dair beyanları, ancak düzenli çalışan bir işçinin iş kıyafetlerinin olabileceği gerçeğine dayanan fotoğraf ve özellikle ve davalının duruşmadaki çalışmaya yönelik beyanları karşısında davacının işyerine bağımlı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalının sigortalı bir iş bulduğunu söylemesine rağmen davacının bu işte çalışmak ve asgari ücretten az olmayan bir gelir elde etmek yerine haftada bir ya da 15 günde bir davalının yanında çalışmayı yeğlediği şeklindeki savunma hayatın olağan akışıyla da uyumlu değildir.
Yapılacak iş taraflar ve gerekirse tanıklar yeniden dinlenilerek dosya kapsamı değerlendirilerek davacının çalışma süresi net bir şekilde belirlenerek alacakların varlığını ispat kuralları çerçevesinde değerlendirmektir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy