(2709 S. m. 10, 55) (4857 S. K. m. 5, 6, 11, 120) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 18/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Onanan Mahkeme Kararı
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mülga Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı Şanlıurfa Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nde işe başladığı tarihten itibaren T.Yol-İş Sendikasına üye olduğunu, Şanlıurfa Köy Hizmetleri Müdürlüğü'nde işe başladığı tarihten kadrolu işçi statüsüne geçirildiği 2001 yılına kadar geçici mevsimlik işçi statüsünde çalıştırıldığını, bu dönemde her yıl yeni bir geçici/ mevsimlik iş sözleşmesi ile işe başladığını ve yıl sonunda işten ayrıldığını, 2001 yılında aynı müdürlükte kadrolu daimi işçi statüsüne geçirildiğini, ancak kadrolu işçi statüsüne alındığında geçici/mevsimlik işçilikte geçen sürelerinin kıdem hesabında dikkate alınmadığını, sanki işe yeni başlamış bir işçi gibi başlangıç derece ve kademesinden işe başlatıldığını, kadrolu işçi statüsünden önceki çalışma süresindeki kıdemlerinin dikkate alınmadığını, 2005 yılında köy hizmetleri müdürlüğünün lağvedilmesi ile tüm hak ve alacakları ile beraber Şanlıurfa İl Özel İdaresi'ne devredildiğini, önceki hizmet süreleri dikkate alınarak belirlenecek derece ve kademeler üzerinden ödenmesi gereken maaş ile ödenen maaş arasındaki farkın ödenmesi yönündeki dava dilekçesinde belirttiği davacının ilgili tarihli yazılı başvuruya davalı idarece cevap verilmemesi üzerine dava açma gereği doğduğunu belirterek müvekkilinin daimi kadroya geçirilirken Köy Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde geçici mevsimlik işçi olarak işe başladığı tarihten daimi/kadrolu statüye geçtiği tarihe kadarki hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademede intibakının yapılması gerektiğinin tespitini, tüm hizmet süresi hesaplanarak belirlenecek derece kademelerine göre dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde ödenen ile ödenmemesi gereken ücretlerinin tespiti ile oluşacak farktan şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 300 TL'nin faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak müvekkiline ödenmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiş yargılamanın son aşamasında ıslah dilekçesi vererek alacağa ilişkin talep miktarını artırmıştır.
Davalı kurum vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davacının müvekkillerinin davalı idarede mevsimlik işçi statüsünde çalıştığını, yılın belli aylarında çalıştırılıp işine son verildiğini, uyuşmazlığın ortadan kaldırılması için Türk Ağır Sanayi ve Hizmet Sektörü Kamu iş veremleri sendikasından taleplere yönelik görüş istendiğini ve verilen cevabı yazıda geriye dönük derece ve kademe ilerlemesi verilemeyeceği yönünde görüş bildirildiğini Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü'nden görüş istendiğini verilen cevabı yazıda; İşyeri İş Birliği Kurulu veya Merkez İş Birliği Kurulunun alacağı bir kararla çözüm bulunabileceği, çözüm bulunmaması durumunda yoruma ilişkin dava açılabileceği yönünde görüş bildirildiğini, TİS' de yer alan derecede kademeye ilişkin olarak her bir yıl için l kademe her yıl için l derece şartına göre davacının kadroya geçtiği dönemden önceki hizmet süresinin hiç bir zaman l veya 2 yılı geçmediğini, ayrıca derece ve kademe intibakı cetvellerinde süre koşuluna uyulmak suretiyle gereken derece ve kademe uygulanmasının davacıya tatbik edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, dava harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DOSYANIN İNCELENMESİ VE GEREKÇE
Davacıya ait iş yeri şahsi sicil dosyası hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte ele alınıp incelendiğinde;
Dava; davacının geçici mevsimlik iş ilişkisinin kurulduğu tarihten itibaren T.Yol-İş Sendika üyesi olduğu ve 2001 yılında kadrolu işçi statüsüne geçirilmesinden sonra da T. Yol İş sendikası üyeliğinin devam ettiği ve halen üyesi olduğu Mülga Köy Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde geçici mevsimlik işçi olarak işe başladığı tarihten daimi kadrolu statüye geçtiği tarihe kadarki hizmet süresinin hesaplanarak belirlenecek derece ve kademeye intibakının yapılması gerektiğinin tespiti, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık süre içerisinde ödenen ve ödenmesi gereken ücretin hesaplanması talebine yöneliktir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık ücret, kademe ve derece tespitine esas teşkil eden hizmet süresin tespitinde geçici iş ilişkisinin başladığı tarihi mi? Yoksa daimi kadrolu statüye geçtiği tarihinin mi esas alınacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının daimi kadrolu statüye geçmeden önce mülga Şanlıurfa Köy hizmetleri Müdürlüğü’nde yapmış olduğu iş, mevsimlik iş sözleşmesidir. Mevsimlik iş sözleşmesi belirli süreli yapılabileceği gibi belirsiz süreli olarak da yapılabilir. Ancak yine 4857 sayılı iş Kanununun 11/son maddesi ve Yargıtay kararları dikkate alındığında zincirleme yapılan mevsimlik iş sözleşmeleri belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliği kazanmaktadır. Davacının da ilk geçici mevsimlik iş sözleşmesi ile daimi kadrolu işçi statüsüne geçtiği 2001 yılına kadar yaptığı bir çok zincirleme iş sözleşmeleri olup buradan da anlaşılacağı üzere iş sözleşmesinin başlangıçtan beri belirsiz süreli iş sözleşmesi niteliğindedir. 4857 sayılı İ.K.'nun 120. maddesi hükmüne göre yürürlükte bırakılan 1475 sayılı kanunun 14/2. maddesinde; işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik iş yerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceği hükme bağlanmıştır. Yine 4857 sayılı iş kanununun 6. Maddesinin birinci fıkrasında işyeri veya işyerinin bir bölümü hukuki bir işleme dayalı olarak başka birine devredildiğinde devir tarihinde iş yerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer denilmektedir.
Davalı idare davacının geçici mevsimlik işçi olarak geçen hizmet sürelerini kıdemine dahil etmeyerek ücret ödemeye esas teşkil eden düşük derece ve kademe üzerinden ücret ödeyerek davacının emsal işçilere göre eksik ücret alınmasına ve dolayısıyla ücrette adalet ve eşit davranma ilkesini ihlal etmiştir. Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup iş hukuku bakımından işverene iş yerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcunu yüklemektedir. Eşitlik ilkesi Anayasanın 10. ve 55. maddelerinde de hükme bağlanmıştır Ayrıca eşit davranma ilkesi insan hakları Evrensel bildirgesi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Uluslararası Çalışma Örgütünün Sözleşme ve tavsiye kararlarında da çeşitli biçimlerde ele alınmıştır. Yürürlükte bulunan 1475 sayılı İ.K.'nun 14. maddesinin 5. fıkrasının 2. Bendinde işçilerin kıdemleri hizmet aktinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiştir olmasına bakılmaksızın aynı iş işverenin bir veya değişik iş yerlerinde çalıştıkları süreler göz önüne alınarak hesaplanır denilmektedir.
Davalı idare ile davacı arasında davacının başlangıçtan beri T.Yol-İş Sendikası üyeliği hususu ihtilaf konusu değildir. Başlangıçtan beri T.Yol-İş Sendika üyesi olan davacının, geçici/mevsimlik işçi statüsünde geçen sürelerinin kıdemine dahil edilerek intibakının yapılması yönündeki ilgi tarihli müracaatına davalı idare yasal süresinde cevap vermeyerek intibakı yapılan işçi ile aynı işi yapan davacı işçi ücreti arasında eşit kıdemdeki çalışan olmasına rağmen farklı belirlenmiş kademe ve derecelerine göre hesaplama yapıldığından aynı işi yapan ve aynı kıdeme sahip iki işçi arasında eşitlik ilkesine aykırı ücret farklılığı ortaya çıkmaktadır. İş verenin hukuki durumları eşit olan işçiler arasında farklı bir işlem yaparak farklı ücretler belirlemesi iş ilişkisi açasından 4857 sayılı İ.K.'nun eşitlik ilkesini düzenleyen 5. Maddesinde somutlaşan anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır. Ayrıca davacının geçici mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı dönemde lehine veyahut aleyhine değerlendirme fişi tutulmaması bir eksiklik ise de; bu fişin tutulmamasında davacının bir kusur ve görevinin bulunmadığı, bu fişlerin tutulmasının görev ve yetkisi idarenin kendi tekelinde olduğu dikkate alınarak, davacının intibakının aynı işverene ait önceki işlerde geçen kıdeminin daha önceki çalışması sırasında davalı idare tarafından performans değerlendirmesi ile ilgili bir düzenlemeye göre puanlama yapılmamış olması dikkate alınarak bu puanlama işlemi yapılmadan TİS'nin 98. maddesine göre bulunduğu kademede en az bir yıl çalışmak kaydıyla l kademe ilerlemesine ve TİS'nin 99. maddesinde yer alan bulundukları derecede 2 yıl çalışmış olmak şartıyla l derece ilerlemesine hak kazanmış olduğu kabul edilerek intibakının yapılması eşitlik ve hakkaniyete uygun olacaktır, bilirkişinin İ.K. ilkeleri çerçevesinde denetime açık bir şekilde geçici mevsimlik işçi olarak davacının çalışmış olduğu toplam süreyi dikkate alarak yapılmış olduğu derece ve kademe hesaplaması ile bu hesaplamaya göre alınması gereken ücret farkı, akti ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı ve yıpranma prim farkı dikkate alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Sonuç: Açılan davanın KABULÜNE,
Davacının 2001 yılına kadar geçici işçi statüsünde çalışmış olup, 2001 yılında Şanlıurfa Köy Hizmetleri Müdürlüğünde (Şimdiki adıyla İl Özel İdaresi) daimi / kadrolu işçi statüsünde tüm hak ve alacaklarıyla birlikte geçirilmesi sırasında yapılan intibakın yanlış olduğunun TESPİTİNE,
Davacının 01/03/2012 tarih itibariyle 13. derecenin 19. kademesinde olduğunun TESPİTİNE,
Ücret farkı, yıpranma prim farkı, yasal ilave tediye farkı ve akti ilave tediye farkı alacağı olmak üzere toplam 14.247,43 TL brüt alacağının davalı kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
1-Alınması gereken 971,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 259,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 712,85 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Duruşmada vekil ile temsil edilen davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önüne alınarak, 1.707,00 TL vekalet ücreti takdirine bu ücretin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine,
3-Dosya içinde görülen ve tamamı davacı tarafından yapılan davetiye ve posta gideri 43 TL ile 150,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 193,00 TL yargılama giderlerinin ve davacı tarafından peşinen yatırılan 259,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça peşin olarak mahkememiz veznesine depo edilen ve bakiye kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair verilen karar; taraf vekillerinin yüzüne karşı, tefhim tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz dilekçesi ile Yargıtay yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2013 (¤¤)