(4857 S. K. m. 41, 46)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine,
2- Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilinde çalıştığını ayrıca ücret zammı konusunda adaletsizlik yapıldığını, ilave tediye alacaklarının ödenmediğini iddia ederek fazla mesai, hafta tatili ve diğer bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı yan temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı savunmasının değerlendirilmemesi, fazla mesai alacağından hakkaniyet indirimi yapılmaması, 2006 yılı ilave tediye alacağına mahsuben yapılan ödemenin dikkate alınmaması, talep olmadığı halde ıslah ile arttırılan alacak kesimlerine faiz yürütülmesi ve ilave tediye alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi nedenleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma ilamına uyarak bilirkişiden ek rapor aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının fazla mesai ve hafta tatili ücret alacaklarının hesabı ile ilgili ihtilaf bulunmaktadır.
Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda ıslahtan geriye doğru hesap edilen fazla mesai ve hafta tatili ücretlerinden %21,5 SSK primi, %1 işssizlik sigortası, %15 gelir vergisi ve %06 damga vergisi kesilerek alacakların net tutarlarına ulaşılmıştır.
Mahkeme tarafından ıslahtan geriye doğru hesaplanan bu net miktarlara ilk dava ile istenen miktarlar eklenerek fazla mesai ücretinden %25 oranında hakkiyet indirimi yapıldıktan sonra alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi ek raporundaki brütten nete yapılan hesaplama yerinde değildir. Zira davalı işverenin ödemesi gereken SGK primleri davacının alacağından indirilmiştir. Bu nedenle ıslahtan geriye doğru 5 yıllık süre için hesap edilen fazla mesai ve hafta tatili mesai ücretlerine ilk dava ile istenen miktarın da brüt olduğu kabul edilerek eklenmeli ve toplam miktardan işçinin payına düşen %14 SGK prim keseneği, %1 işsizlik sigortası, (prim ve işsizlik sigortası kesintilerinden arta kalan miktar üzerinden) %15 gelir vergisi ve (toplam brüt miktar üzerinden) %06 damga vergisi düşüldükten sonra net miktarları bulunmalı, fazla mesai ücretinden %25 hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra sözü edilen iki alacak hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece davacı vekilinin bu yöne ilişkin itirazları dikkate alınmadan hazırlanan ek rapora itibarla karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, temyiz harcı peşin alındığından davalıdan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 09.04.2013 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy