(6100 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı İ. U. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Kadastro sırasında davaya konu 197 ada 2 parsel sayılı 5667,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı G. U. dahili davalı R. U. adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı İ. U. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davaya konu 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, davaya konu edilen ve uzman bilirkişinin rapor eki haritasında (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümler yönünden mahkemenin görevsizliğine, bu bölümlerle birlikte dava dışı 239 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde bulunan (C) harfli bölüm hakkında davacının genel mahkemelerde dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı İ. U. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafından zeminde gösterilen ve davaya konu edildiği belirtilen taşınmazın 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaz kapsamında olmadığı, dava ve temyize konu 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın davacı tarafından ispat edilemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir.
Davacı taşınmazın tamamının kendisine ait olduğunu öne sürerek dava açmış ve dava dilekçesinde hukuki sebebi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayandırmıştır. Ayrıca davacıyla davalı G. kardeş olup dahili davalı R. ise tarafların babasıdır. Nitekim davaya konu 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde dahili davalı R. U.'a ait olduğu toplanıp değerlendirilen delilerle belirlenmiş olup esasen taraflar arasında bu hususta ihtilafta yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık taşınmazın ilk malik ve zilyedi olan R. U.'ın sağlığında taşınmazı mirasçılarına bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamış ise hangi mirasçıya bağışladığı, bağış var ise taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği, taşınmazda davacının zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın 1/2 payının davalı G. U. adına tespit edilmesinin maddi ve hukuki dayanağının ne olduğu noktalarındadır. Ne var ki taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu hususlar açısından dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle tutanak bilirkişisinin beyanları soyut nitelikte gerekçesiz olaylara dayanmayan sözlerden ibaret olduğu gibi mahkemece oluşturulan hükmün gerekçesi de davacının talebine konu edilen taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri noktasında çelişkilidir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturmayla hüküm kurulamaz.
Nitekim davacının dava dilekçesindeki açıklama ve 27.6.2007 tarihli duruşma beyanı birlikte nazara alındığında davacı 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak dava açmış ve taşınmazın tespit malikini de hasım olarak göstermiştir. Hal böyle olunca mahkemece davaya konu edildiği bildirilen 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde keşif ve araştırma yapılmalı, bu taşınmazla ilgili deliller toplanmalı, dava dilekçesinde açıkça davaya konu edildiği bildirilmeyen taşınmazlar hakkında taleple bağlılık kuralı gözetilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmelidir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı, davalı ve dahili davalı R. U. ila R. U.'ın diğer mirasçıları adına tespit edilen taşınmaz olup olmadığı Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorulmalı, var ise kadastro tutanak örnekleri getirtilmeli, akabinde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde dava dilekçesinde kendisine husumet yöneltilen 197 ada 2 parsel sayılı taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davaya konu 197 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi, taşınmazın ilk malik ve zilyedi olan R. U.'ın sağlığında taşınmazı mirasçılarına bağışlayıp bağışlamadığı, bağışlamış ise hangi mirasçıya bağışladığı, bağış var ise taşınmazın zilyetliğinin devredilip devredilmediği, taşınmazda davacının zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın 1/2 payının davalı G. U. adına tespit edilmesinin maddi ve hukuki dayanağının ne olduğu hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileriyle yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı İ. U.'ın temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde davacıya iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy