Mahkemesi : İstanbul Anadolu 7. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/02/2014
Numarası : 2013/365-2014/73
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı PTT Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalı PTT vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederekkıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı PTT vekil, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı PTT vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.04.2013 tarihli ilamı ile özetle, “...Somut olayda, davacı tanıkları davacının ücrete ilişkin iddiasını doğrulayan beyanda bulunmuşlar, sunulu bordrolar ise asgari ücret üzerinden tanzim edilmiştir. Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmamış, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının aylık net ücreti 650 TL olarak kabul edilmiştir. Yapılacak iş; yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda davacının alabileceği ücretin ne olabileği konusunda ilgili meslek odasından usulünce emsal ücret araştırması yapılarak davacının aylık ücreti belirlenmeli ve işçilik alacakları belirlenen bu ücret esas alınarak hesap edilmelidir.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanığı A. B..ın beyanı dikkate alınmış ve dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 2 gün ise ilaveten saat 19.30'a kadar çalıştığı kabul edilerek 1 saat ara dinlenme tenzili ile haftalık 12 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmiştir.
Beyanı hükme esas alınan davacı tanığı A. B..davacı ile 2009 yılının Kasım ayından itibaren çalışmaya başladığına göre davacının 2009 Kasım ayından önceki çalışma şeklini, mesai saatlerini bilmesi mümkün değildir. Bu itibarla dava dilekçesindeki talep de dikkate alınarak bu tanığın beyanının kapsadığı 2009 Kasım-2010 Temmuz ayı arasındaki dönem için fazla mesai ücreti hesaplanmalı, davacının önceki dönem çalışması açısından ise taşıt görev emri bulunan günler için bu belgelerde yazılı çalışma saatleri dikkate alınarak fazla mesai ücreti saptanmalıdır.
Öte yandan fazla mesai ücreti hesap edilirken haftanın 2 günü çalışmasının 08.00-19.30 saatlari arasında olduğu kabul edildiğine göre bu iki gün için ara dinlenme süresi 1,5 saat düşülmelidir.
4-Hükümde davalı PTT Genel Müdürlüğü yerine tüzel kişiliği olmayan PTT Anadolu Yakası Baş Müdürlüğü'nün davalı olarak gösterilmesi, yine diğer davalı şirketin ünvanındaki “Limited Şirket” sözcüklerinin yazılmaması da doğru olmamıştır.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, emsal ücret araştırması yapmış, ek hesap raporu aldıktan sonra davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere;
Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama “usulü kazanılmış hak” olarak adlandırılır. Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik “usûl ekonomisi ilkesi” çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez “BOZULMASINA” sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir.
Uzun yıllardan beri Yargıtay'ın kökleşmiş, sapma göstermeyen uygulamaları ve öğretide benimsenen usulü kazanılmış hak müessesesi, usul hukukunun dayandığı vazgeçilmez ana temellerinden biridir.
Somut olayda; mahkemenin hükmüne uyduğu bozma ilamına göre fazla mesai ücretinin 2009 Kasım-2010 Temmuz ayı arasındaki süre için hesap edilmesi gerektiği belirtildiği halde, hükme esas alınan ek hesap raporunda 2009 yılı Ocak ayından 2010 yılı Aralık ayına kadar olan 2 yıllık süre için hesaplama yapılması hatalı olduğu gibi fazla mesai ücretinin netleştirilmesi sırasında SGK ve işsizlik primi kesilmeyip sadece gelir ve damga vergisi kesintisi ile yetinilmesi doğru olmamıştır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmamalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenden BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı PTT Baş Müdürlüğüne iadesine, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy