(6100 S. K. m. 31)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı, %96'sı davalı kuruma ait Y... Şirketine bağlı ortaklık olan H... A.Ş.'de sigorta girişinin yapıldığını, resmiyette ismi geçen şirketlerde çalışıyor gözüktüğünü, ancak çalıştığı süre içerisinde bu şirketlerin ihale ile iş aldığı işlerde değil, Yalova Belediyesi biriminde görev yaptığını, işlerinin yapılmasına, görev değişikliklerine davalı kurum yetkililerinin karar verdiğini, belediyenin kadrolu personelinden hiçbir farkı bulunmamasına rağmen, kadrolu personelin yararlandığı sosyal haklardan ve tis'den doğan haklardan yararlanamadığını ve aynı işi yapan kurum çalışanlarından daha düşük ücret aldığını, mağdur olduğunu, bu sebeplerle başlangıçtan bu yana davalı kurum bünyesinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir zaman belediye bünyesinde çalışmadığını, ihale ile iş alan şirketlerin işçisi olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Dairemizin 22.4.2013 tarihli ilamıyla özetle, "... Somut uyuşmazlıkta, davacı işçi davalı Belediye'nin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden veya yasaların diğer verdiği haklardan yararlanmak için tespit davası açmıştır. Davacı davalı işverenin kadrolu işçilerine tanınan sosyal haklardan yararlanabilecek, işverenin sosyal tesisleri var ise kimlik kartı veya giriş kartı alarak bu tür tesislerden istifade hakkı da doğacaktır.
Bu sebeplerle her ne kadar mahkemece davacının sendika üyesi olmadığı da belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de davalı belediyeyle dava dışı alt işverenler arasında muvazaa olup olmadığı, araştırılıp belirlenerek davacının davalı Belediyenin işçisi olması halinde bazı sosyal haklardan, giriş kartı alarak sosyal tesislerden istifade etme gibi haklardan yararlanıp yararlanamayacağı da tartışılarak davada hukuki yararının olup olmadığının tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir...", gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, bilirkişi raporu aldıktan sonra davalı belediyeyle dava dışı şirketler arasındaki hizmet alım sözleşmesinin personel teminine dair olduğu ve bu sebeple muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
Davacı dava dilekçesinin açıklamalar kısmında 16.8.2011 tarihinden itibaren davalı Belediyeyle dava dışı şirketlerin yaptığı hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştırılmadığını iddia ederken sonuç kısmından işe girdiği 26.11.2002 tarihinden itibaren davalı Belediye'nin işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davacının bu talebi açık olmadığından, dava dilekçesinin açıklama kısmıyla talep kısmı arasında çelişki bulunduğundan öncelikle H.M.K.nun 31. maddesi uyarınca talebi açıklattırılmalıdır.
Davacının ilk işe girdiği tarihten itibaren tespit talebinde bulunduğunun anlaşılması halinde, geri çevirme kararı üzerine getirtilen dava dışı H... A.Ş ile davalı Belediye arasında imzalanan 2001 yılından itibaren 10 yıllık süre için yapılan kira sözleşmesi ve dosya içinde olmayan geri çevirme kararı üzerine de getirtilmeyen 16.8.2011 tarihi ve sonrasına ait hizmet alım sözleşmeleri getirtilerek; talebinin 16.8.2011 tarihi ve sonrasına ait olduğunun tespiti halinde ise bu tarihten sonrasına ait sözleşmeler tetkik edilip ayrıca davacı tanıklarının tekrar ayrıntılı bir şekilde beyanları alınarak davacı ile ne zamandan beri aynı yerde çalışıp aynı işi yaptıkları sorulup, sözleşmeleri de irdeleyecek ve muvazaa olup olmadığını tespit edecek şekilde gerekirse ek rapor alındıktan sonra toplanacak deliller toplanmış delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bilirkişinin dosya içinde yeterli bilgi ve belge bulunmadığı için varsayımsal olarak hazırladığı rapora göre davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde davalıya iadesine, 20.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy