Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinin özelleşmesi sebebiyle ayrılmak zorunda kaldığını, ihalenin ... ortak girişiminde kaldığını, ihaleyi alan şirketin müvekkili ve arkadaşlarına işten çıkmaları için baskı yaptığını, davacının ... Sendikası uyesi olduğunu, üyelik tarihinden itibaren günlük yevmiyesinin düştüğünü, bu durumun iş kanunu maddelerine aykırı olduğunu, benzer davalarda kararın işçi lehine sonuçlandığını belirterek, ihbar tazminatı ile sendikalı olmasından sonra günlük yevmiyesinden yapılan kesintiden kaynaklanan alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2005 yılında davalı şirketlerin kamu kurumu hüviyetinde olduğunu, yapılan işlemlerin kamu mevzuatına dayalı olduğunu, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı savunmasında bulunduklarını, Yargıtay uygulamalarına göre işçinin söz konusu değişikliğe itiraz etmeyerek çalışma ilişkisini uzun süre devam ettirmesi ve daha sonra dava açmak suretiyle bir takım hak kapıları olduğunu ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, söz konusu uygulamanın TİS'den kaynaklandığını, müvekkilinin uygulamasının TİS'ne uygun olduğunu, işçi iş sözleşmesini kendisi feshediyorsa ihbar tazminatına hak kazanmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretinin hukuka aykırı olarak düşürülüp düşürülmediği ve buna bağlı olarak talep ettiği ücret farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasındadır.
Davacı sendika üyesi olduktan sonra ücretinin düşürüldüğünü iddia etmiştir. Davacı yürürlükte olan TİS’den faydalanmak üzere sendikaya üye olmakla işyerinde uygulanmakta olan TİS hükümlerine tabi olmayı seçtiği ve bu surette çalışma koşullarında değişiklik yapılmasına yazılı muvafakat ettiği anlaşılmaktadır. Davacıya ödenen ücretin toplu iş sözleşmesiyle belirlendiği anlaşıldığından uygulamanın kanuna aykırılığından söz edilemez. Nitekim düzen ilkesi gereği yeni bir toplu iş sözleşmesi imzalanması hallerinde de aleyhe değişiklik olsa da yeni toplu iş sözleşmesi eskisinin yerine geçmektedir.
Somut olayda davacı toplu iş sözleşmesinden yararlanmakta olup, davacıya toplu iş sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken menfaatler davalı tarafça ödenmektedir. Bu şekilde davacı toplu iş sözleşmesinin işçiler lehine getirdiği akçalı menfaatlerden yararlanmaktadır. Netice itibariyle ücretinde düşme değil aksine artış meydana gelmektedir. Davacının sendikaya üye olmakla elde etmek istediği amaç TİS hükümlerinden faydalanmak olup amacı gerçekleşmiş temel ücretinin üzerinde mali haklara kavuşmuştur. Sendikaya üye olması ücretinde meydana gelecek değişikliklere muvafakat niteliğindedir. Mahkemece bu yönler dikkate alınmadan davacının ücret farkı alacağı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy