Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : İşe iade
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının ...Sendikasına üye olduğunu, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini, .... Belediyesi ile ....Teknik ve Turizm Hizmetleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, sonraki yıllarda da bu muvazaalı ilişkinin başka taşeronlarla sürdürüldüğünü, işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının ...'na ait işyerindeki işine iadesine, bu taleplerinin yerinde görülmemesi durumunda davacının .... Araştırma Ltd.Şti.ne ait işyerindeki işine iadesine, davalı işveren tarafından müvekkilinin iş akdinin sendikal nedenden dolayı feshedildiğinin tespit edilmesi durumunda sendikal tazminata aksi takdirde İK’nda öngörülen işe başlatmama tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalı şirketten ihale yoluyla hizmet alımı yaptıklarını, bu nedenle müvekkili idare ile davacı arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, davalı şirket ile aralarında alt işverenlik ilişkisi bulunduğu kabul edilse dahi bu ilişkinin muvazaalı olmadığını, Belediye Kanunu’nun 14,15 ve 67. maddeleri uyarınca belediye hizmetlerinin ihale yoluyla 3. kişilere gördürülebileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davalı belediyeden ihale yoluyla iş aldıklarını, işin devamı ve sona ermesi hususunda tek yetkilinin davalı idare olduğunu, davacının belediyenin talimatıyla işten çıkarıldığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili firma tarafından düzenlenen fesih yazısında, feshin .... Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü birimince görülen lüzum üzerine gerçekleştirildiğinin açıkça belirtildiğini savunmuştur.
Mahkemece, fesih bildiriminde fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği, feshin geçersiz olduğu, işyerinde davacı dışında sendika üyesi olan başka işçilerin de bulunduğu, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun 67. maddesine göre belediyelerin asıl işlerini(temizlik işleri, park-bahçe işleri gibi) alt işverenlere verebileceği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca asıl işverenin denetim yetkisinin, -işyeri güvenliği ve işçilik alacaklarına karşı müteselsil sorumluluğu sebebiyle- işyerinin niteliği de göz önünde bulundurularak, idari ve teknik şartnamelerde yer alan ve asıl işverenin yapılan işe müdahalesini içeren düzenlemelerin asıl işveren-alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaya dayandığını göstermeyeceği, ayrıca alt işverenlerin değişmesine rağmen işçinin ara vermeden yine alt işverene bağlı olarak çalışmasının da alt işverenliğin muvazaalı işleme dayandığını göstermeyeceği, bu nedenle davalı ... Belediyesi ile davalı şirket arasında geçerli ve muvazaaya dayanmayan bir asıl işveren- alt işverenlik ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı Şirkete ait işyerindeki işine iadesine, davacının sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle; toplanan deliller ve fesih sebebine göre işverence gerçekleştirilen feshin geçerli nedene dayanmadığına ve feshin sendikal nedenle yapılmadığına dair mahkemenin tespiti yerinde görülmüş olup tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Dosya kapsamından; davacının 04.05.2009-22.09.2014 tarihleri arasında fasılasız olarak davalı belediyeye ait park ve bahçelerde bekçilik, çim biçme, ağaç budama işlerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. SGK kayıtlarına göre davacının, davalı ... işyerinde ilk olarak 04.05.2009 tarihinde dava dışı ..... Ldt. Şti. nezdinde çalışmaya başladığı, 31.12.2013 tarihine kadar bu işveren nezdinde; 01.01.2014-22.09.2014 tarihleri arasında ise son alt işveren olan davalı....Ltd. Şti. nezdinde çalıştığı görülmüştür. Mahkemece davalılar arasındaki ilişkinin asıl-alt işveren ilişkisi olduğu sonucuna varılmış ise de; dosya içerisinde yer alan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.1.2014 tarih ve 2013/7776 -2014/512 E-K sayılı ilamı, yine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.6.2013 tarih ve 2013/5017 -2013/12102 E-K sayılı ilamı vb yargı kararları ile davalı ... ile ...-.... Ldt. Şti. arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu sonucuna varılmıştır. Söz konusu tespitin aynı hizmet alım sözleşmelerine bağlı olarak ve benzer işlerde çalışan diğer işçiler bakımından da aynı sonucu doğuracağı açıktır. Ayrıca, dosyadaki davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davacının çalıştığı süre içerisinde emir ve talimatları davalı ... yetkililerinden aldığı, çalışma şartlarını davalı ...'nin belirlediği, işe alma-çıkarmada da davalı Belediyenin yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere, davacı ilk olarak muvazaa tespitine konu ...-... ... Ldt. Şti. üzerinden sigortalanmış, arkasından hiç ara vermeden.... ...Ltd. Şti.nde çalışmasını sürdürmüştür. Bu süreçte davacının işinde de herhangi bir değişiklik yoktur. Şu halde davacının davalı belediyede ilk olarak muvazaaya dayalı olarak çalıştırılması, akabinde aynı işte kesintisiz çalışmasının sürmesi karşısında....Ltd. Şti. üzerinden çalışmasının da muvazaaya dayalı olduğunun kabulü gerekir. Bu tespitlere göre davacının hukuki ve fiili işvereninin davalı ... olarak kabulü zorunludur. Ayrıca davalı....Ltd. Şti. de muvazalı işlemin tarafı olup kendi muvazaasından faydalanamayacağından işe iadenin mali sonuçlarından sorumlu tutulmalıdır.
Ayrıca dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde 04.05.2009-22.09.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacı işçinin kıdemine ve fesih nedenine göre mahkemece işe başlatmama tazminatının davacının 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır. Bu tazminatın davacının 5 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı ... tarafından yapılan feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverende İŞE İADESİNE,
3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı ... Başkanlığınca süresi içinde işe başlatılmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 5 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4-Davacı işçinin işe iadesi için ... Belediye Başkanlığına süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 25,20 TL harcın alınması gerekli 27,70 TL harçtan mahsubu ile eksik 2,50 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacının yapmış olduğu Yargıtay’a geliş-dönüş dahil toplam 232.94 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1500,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
8- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
9- Peşin alınan temyiz harçlarının isteği halinde davacı ve davalı şirkete iadesine, davalı Belediyeden temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 17/12/2015 tarihinde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy