Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi süresi içinde davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 24.11.2015 Salı günü belirlenen saatte temyiz eden davacı ... vekili Av... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı işveren nezdinde imalat usta yardımcısı olarak 01.12.2004-09.10.2013 Tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, iş akdine işveren tarafından haklı nedene dayanılmaksızın ve bildirimsiz olarak son verildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, ...’da bulunan işyerinin kapandığını, davacının ... İlçesindeki diğer işyerinde çalışmayı kabul etmediğini ve işe gelmeyerek iş akdine bizzat son verdiğini, davacının fazla çalışma yaptığı durumlarda ücret ödendiğini, düzenli olarak hafta tatili yaptığı, genel tatillerde çalışmadığını, yıllık izinlerin kullandırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hafta tatili ile milli bayram ve genel tatil çalışma ücretleri ile ilgili taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davacı vekili davacının hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, “....bordrolarda hafta tatili ücreti tahakkukuna yer verildiği gibi genel tatillere denk gelen aylarda gerek puantajlarda gerekse bordrolarda muntazam biçimde genel tatil ücreti tahakkuklarına yer verildiği görülmektedir. Puantaj kayıtlarına göre davacının zamanaşımı süresi içerisinde yalnızca 30.08.2013 Tarihinde Zafer Bayramında çalıştığı bu çalışmasının da bordroya yansıtılan genel tatil ücreti ödemesi yapıldığı görülmektedir. Bu itibarla davacı tarafından ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin imzalanmış olan bordrolarda muntazam biçimde hafta tatili ve genel tatil ücreti tahakkuklarına yer verildiğinden davacı tarafında aksi yöndeki iddialarını ispatlayamadığı gibi 30.01.2013 Tarih ve 13 nolu ÇSGB raporunda da aynı yönde tespitlere yer verildiğinden hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti talepleri mahkememizce yerinde görülmemiştir.” gerekçesi ile bu iki talebin reddine karar verilmiş ise de, dosya içindeki puantajlar imzasızdır. Bu nedenle davacı işçiyi bağlaması mümkün olmadığı gibi, bordrolarda zamlı hafta tatili ücret tahakkuku bulunmamaktadır. Çalışılmadan ödenmesi gereken aylık maktu ücrete dahil zamsız hafta tatili tahakkuku vardır. Aynı şekilde 2013 yılı 30 Ağustos genel tatili dışında bordrolarda milli bayram ve genel tatil zamlı tahakkuku bulunmamaktadır. Bu durumda davacının iddiasını tanık dahil her türlü delil ile ispat etmesi mümkün olup bordroları ihtirazi kayıtsız imzalaması talepte bulunmasına engel değildir. Geçmişten beri yerleşik uygulama da bu yöndedir. Öte yandan iş müfettişi raporu işverenin sunduğu belgelere ve bir kaç işçinin beyanına göre hazırlanmış bir rapordur. Yazılı belgelere dayanmadığından aksinin ispatı mümkündür. Hal böyle olunca davacının dinlettiği tanık beyanları ve diğer deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak hafta tatili ve ulusal bayram-genel tatil alacakları hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu alacakların reddine karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
3-Mahkemece fazla mesai ücretinde %60 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış ise de, bu oran hakkın özünü ortadan kaldıracak kadar yüksektir. Bu nedenle fazla mesai ücretinden hakkın özüne dokunmayacak şekilde makul bir oranda takdiri indirim yapılmalıdır.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1.100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.11.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy