(4721 S. K. m. 405, 408) (6100 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın yetkisizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü
Dava dilekçesinde, davacının annesi ...'un vesayet altına alınması istenmiş; mahkemece, kısıtlanması istenilenin yerleşim yerinin ... olması sebebiyle davada ... Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizce yetkili mahkemenin ... Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu ve işin esasının incelenmesi gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulması veya direnilmesi yönünde ara karar oluşturulmadan yeni bir hüküm ile yeniden yetkisizlik kararı verilmiştir. Verilen karar yeni hüküm niteliğinde olup, direnme olarak değerlendirilmediğinden, Dairemizce, Mahkeme'nin verdiği 03.01.2018 gün, 2017/583 Esas, 2018/8 Karar sayılı hükmün, davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 408. maddeleri kapsamındaki yaşlılık ve akıl hastalığı sebebiyle vesayet altına alınma istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı vekili tarafından ...'un unutkanlık ve alzheimer hastalığı nedeniyle kısıtlanması istemiyle 03.07.2014 tarihinde ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, kısıtlanması istenilen kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri olan Üsküdar/İstanbul adresinin ... Sulh Hukuk Mahkemesinin yargı çevresinde kaldığı, kısıtlanması istenilenin 10.04.2015 tarihinde aldığı yeni nüfus kaydına göre ilgilinin mernis adresinin .../Düzce olduğu, buna dayanarak mahkemece yetkisizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Her dava açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir. Yetkili mahkeme belirlenirken de, dava tarihindeki yerleşim yeri esas alınır (HMK.m. 6). Dava tarihinden sonra yargılama sırasında kısıtlanması istenilen kişinin yerleşim yerinin değişmesi halinde mahkemece yetkisizlik kararı verilemez. O halde, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında; mahkemece davaya devamla gerekli araştırma ve inceleme yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken Dairemizin bozma ilamı gözardı edilerek yeniden yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 01.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)