(2004 S. K. m. 349, 365)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan ve taahhüdü ihlâlden sanık Şammas'ın yapılan yagılanması sonunda, İİK.nun 349. maddesi uyarınca davanın düşürülmesine dair, (Aksaray-Ortaköy İcre Ceza Mahkemesi)'nden verilen 15.11.1993 gün ve 12 esas, 22 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan; dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 2.3.1994 günü Daireye gönderilmekle incelenip, gereği düşünüldü:
Karar: Şikayetçi ve vekilinin 15.11.1993 günlü oturuma gelmemeleri ve mazeret de bildirmemeleri üzerine icra tetkik merciince İİK.nun 349/5. maddesi uyarınca verilen davanın düşürülmesine ilişkin kararı, o yer Cumhuriyet Savcısının temyize yetkisi bulunmadığından temyiz isteğinin aynı Kanunun 365/son madde ve fıkrası uyarınca (REDDİNE), 9.3.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
İİK.nun 353. maddesinin "Tetkik merciinin kararı tefhim veya tebliğ tarihinden yedi gün içinde sanık veya şikayetçi veya Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz olunabilir" şeklindei hükmüne, temyize konu teşkil eden hükmün niteliğine, temyiz nedeninin kişisel hakka ilişkin bulunmadığı gibi CMUK.nun 305 ve 309. maddelerindeki durumların mevcut olmamasına, aynı konuya değinen Ceza Genel Kurulu'nun 2.3.1964 gün ve 93/111 sayılı kararındaki açıklama ve yargıya göre, icra ceza mahkemesinden şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine dair verilen kararı temyiz etmek C. Savcısının görev ve yetkisi içinde bulunduğundan vaki temyiz üzerine dosya incelenerek bir karar varılması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun yetkisi bulunmadığından C. Savcısının temyiz isteğinin reddi kararına katılmıyorum.
(YKD HAZİRAN 1994)
Full & Egal Universal Law Academy