(2004 S. K. m. 337) (4247 S. K. m. 3)
Dava: Mal beyanında bulunmamaktan sanık Osman
'nın yapılan yargılanması sonunda; İİK. nun 337. maddesi uyarınca 10 gün hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair Eğirdir İcra Ceza Mahkemesinden verilen 17.9.1997 gün ve 188 esas, 111 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Yerel C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğ name ile 2.12.1997 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Müşteki vekilinin son oturuma gelmeyerek mazeret dilekçesi gönderdiği, mahkemece mazeret yerinde görülmekle kabul edildiğine göre duruşmanın bir başka güne ertelenmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
16 Mayıs 1997 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1479 Sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'na göre tahakkuk eden, Prim ve Diğer Alacakların Tahsilatının Hızlandırılması Hakkındaki 4247 Sayılı Yasa'nın 3/3 madde ve fıkrasının prim, gecikme zammı ve faiz borçları için aleyhine icra takibi yapılanlar, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre hesaplanacak borçlarını bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren on aylık süre içinde icra masrafları ile birlikte icra müdürlüklerine veya Kuruma ödemek şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanabilirler. Ödeme süreleri içerisinde icra takiplerine ilişkin kanuni süreler işlemez. Bu sigortalılardan birinci fıkraya göre hesaplanacak borcun onda birini bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bir ay içinde ödeyenler aleyhine İcra ve Ceza Mahkemelerinde dava açılmaz. Açılmış bulunan davalar bütün neticeleri ile birlikte düşer biçimindeki hükmü karşısında; Kuruma prim, gecikme zammı ve faiz borcu bulunan sanığın 1.6.1997 tarihinden itibaren 10 aylık süre içerisinde ödemeleri halinde haklarında ceza davası açılamayacağı açılmış davaların da düşeceği belirtildiği cihetle borçlu-sanığın hukuki durumunun bu yasal düzenleme çerçevesinde değerlendirilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 26.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy