(765 S. K. m. 188/3)
Dava: Silahla şartlı tehdit ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanıklar İsmail, Rıfat'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma, TCK. nun 31. maddesi gereğince ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına aynı Yasanın 33. maddesi gereğince ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 12.11.1996 gün ve 215 esas, 232 karar sayılı hükmün süreği içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık İsmail ve müdafii ile diğer sanık vekilleri tarafından istenilmiş olup, CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanık Rıfat vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 24.2.1997 günlü bozma istekli tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmiş olup, 16.4.1997 duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak; Mahkemece kabul edildiği gibi sanıkların aldıkları üçüncü otomobilin de yolda benzininin bitmesi üzerine onu terk ederek Lapseki'ye gitmek üzere beklemeye başladıkları, geçen araçların durup kendilerini almamaları üzerine gelecek ilk aracı silah zoruyla durdurmaya karar verdikleri, bu sırada Sarıcaali Köyü'nden gelip ana yola çıkışta yavaşlayan mağdura ait kamyonete yaklaşan sanık İsmail'in, tabancasını doğrultup aracın durmasını sağladığı ve kendilerini Lapseki'ye götürmelerini istediği, mağdurun işi olduğunu, götüremeyeceğini beyan etmesi üzerine de, silahını şakağına dayadığı ve arabaya bindikleri, ancak mağdurun kamyonetin arızalı olduğunu, Lapseki'ye kadar gidemeyeceğini, yakındaki köyünde başka otomobili olduğunu, onunla gidebileceklerini söyleyip, sanıkları geri köye dönmeye ikna ettiği, 200 m. kadar ilerdeki köye gelince de, mağdurun evi karşısında bulunan mühimmat bölüğündeki nöbetçinin durumu öğrenmesi ve müştekinin de arabadan inerek evine gidip av tüfeğini alarak, sanıklara yöneltmesi sonucu sanıkların araçtan inip kaçması biçiminde gelişip sonuçlanan olayda, TCK. nun 495 ve müteakip maddelerinde tanımı yapılan gasp suçunun unsurlarının oluştuğunun kabul edilemeyeceği, bu luş çerçevesinde sanıkların eyleminin aynı Yasanın 188/3. madde ve fıkrasında düzenlenen silahlı şartlı tehdit suçu niteliğinde bulunduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde gasp suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.04.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy