(765 S. K. m. 537) (2911 S. K. m. 28)
Dava: 2911 sayılı Kanuna aykırılıktan sanıklar H., M., Ö., İ. E., D., A., B., H., D.'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ve ertelemeye dair (Ankara Onbeşinci Asliye Ceza Mahkemesi)nden verilen 5.11.1996 gün ve 192 esas, 1122 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 12.1.1998 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar vekillerinin duruşmalı inceleme isteminin hükmedilen cezaların tür ve tutarı elverişli olmadığı gibi, esasen yasal süresinden sonra yapıldığından (REDDİNE),
B) Belgeler üzerinde yapılan temyiz incelemesinde; çoğunluğu H. Üniversitesi öğrencilerinden olan sanıkların... Üniversite harçlarını protesto için yasal zemindeki girişimleri ve hatta TBMM. Başkanlığına "300.000" imzalı yazılı başvurularından sonuç alamayınca, bir kısım arkadaşlarının maddi güçlükler nedeniyle harç ödeyememekten kayıtlarının silineceği bilgisini de alınca, isteklerini en etkili biçimde yansıtabilmenin en uygun yeri olarak yasama görevi yapan parlamento platformunu seçtikleri, olay günü birer birer meclis binasının dinleyici bölümüne girmeyi başardıkları, bir konu üzerindeki tartışmaları sükunetle izledikten sonra bitiminde bir kız arkadaşlarının gizlice getirdiği "Harçlara hayır" yazılı bir pankartı açıp, görüntüleyecekleri sırada güvenlik birimlerinin müdahalesiyle eylemlerinin engellendiği, bir kısım öğrenci sanığın da "eğitim özgürlüğü engellenemez" biçiminde slogan atma davranışlarının da önlenerek tutularak dışarı çıkarıldıkları anlaşılmıştır.
Hüküm Mahkemesi, bu davranış biçimini sergiledikten sonra hukuka aykırı kusurlu hareketin hangi yasal normu ihlal ettiğini göstermeksizin 2911 sayılı Yasanın "yasaya aykırı eylem" deyimiyle başlayan 28/1. madde ve fıkrasındaki yaptırımı uygulamış, suç tipini belirleyememiştir.
Anayasamızın başlangıcında, her Türk vatandaşının Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden yararlanma hakkına sahip olduğu gösterilmiş, 12 ve izleyen maddelerinde de temel hak ve özgürlüklerin nitelikleri belirtilmiştir.
2911 sayılı Kanunun 3. maddesi, sonraki sınırlamalara işaretle toplantı ve gösteri yürüyüşünü bir hak olarak saptamıştır.
Aynı Yasanın 2. maddesinin (a) bendinde "toplantı", (b) bendinde "gösteri yürüyüşü"nün tanımlanması yapılmıştır. Sanıkların hareket bütünlüklerinin bu tanımlamalara uyarlanması olanaklı bulunmamaktadır.
10.12.1948 tarihinde Türkiye tarafından da kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 26. maddesinde; Her kişinin eğitime hakkı olduğu, eğitimin parasız olması gereği ve Yüksek Öğrenimin herkese Liyakatlerine göre açık olacağı öngörülmüş, Türkiyenin de taraf olduğu İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin korunmasına ilişkin sözleşmeye ek 20.3.1952 tarihli Paris Protokolunun 2. maddesinde "Kimsenin öğrenim hakkından yoksun bırakılamıyacağı" kuralı benimsenmiştir.
Bu ulusal ve evrensel kriterlerin ışığında sanıkların bir kısım arkadaşlarının sırf maddi güçlükleri nedeniyle üniversite kayıtlarının silinmesi kuşkusuyla, işlev ve potansiyeli yasama olan bir platformda masumane bir davranış biçim ve demokratik bir tepki olarak sergiledikleri eylemin 2911 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi olanaklı bulunmadığı gibi, kalkışma aşamasında kalan kabahat türündeki TCK nun 537. maddesindeki pankart asma suçunu da oluşturmayacağı, esasen kendilerine meclis iç tüzüğünün 145. maddesi uyarınca disiplin işlemi uygulandığı belirlenmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle sanıklar vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmekle hükmün (BOZULMASINA), 27.3.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy