(2709 S. K. m.66) (1412 S. K. m.318) (765 S. K. m.312)
Dava: Halkı din, ırk ve bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmekten sanık Necmettin Erbakan'ın yapılan yargılanması sonunda; TCK.nun 312/2. maddesi gereğince 1 yıl hapis, 220.000 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne dair (DİYARBAKIR) 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 10.3.2000 gün ve 180 esas, 45 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi sanık vekilleri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 7.6.2000 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği görüşüldü:
Karar: Sanık hakkında hükmedilen cezanın tür ve tutarına göre CMUK.nun 318. maddesi uyarınca Vekillerinin duruşmalı inceleme isteminin (REDDİNE),
Dosya üzerinde yapılan incelemede;
Kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı olan sanığın yerel genel seçimler nedeniyle Bingöl'de yaptığı propaganda konuşmasında; Partisi dışındaki tüm partileri batıl, gavur aşığı partiler olarak niteleyip, faizci sistemi savunduklarını ileri sürerek bunların Kuran'a göre Allah'a harp ilan ettiklerini belirtip devletin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu ve Anayasa'nın 66. maddesi hükmüne göre devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğunu, bu nedenle Türk sözünün ırkı değil vatandaşlığı ifade ettiğini bilmesine karşın terörün ortadan kalkmasının birinci şartının İslam kardeşliği olduğunu vurgulayarak "Ülkenin evlatlarının asırlar boyu mektebe başlarken besmeleyle başladığı halde siz geldiniz bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine? Türküm, doğruyum, çalışkanım. Sen bunu söyleyince öbür taraftanda kürt kökenli bir müslüman evladı ya...! öylemi.. Ben de kürdüm, daha doğruyum, daha çalışkanım deme hakkını kazandı" diyerek sonuçta halkı din, ırk ve bölge farklılığı gözeterek açıkça kin ve düşmanlığa tahrik ettiği, yaptığı konuşma bir bütün olarak ele alındığında TCK.nun 312/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçu oluşturduğu, böylece yerel mahkemenin suç vasfının tayininde ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla,
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 5.7.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy