(6136 S. K. Geç. m. 9, Ek m. 1)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Süleyman Etike'nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne, ertelemeye ve zoralıma dair Batman Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2002 gün ve 481 esas, 989 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 18.9.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 6136 sayılı Kanunun 4178 Sayılı Kanunla eklenen geçici 9. maddenin uygulanmasını gösteren yönetmeliğin 12. maddesinde taşıma ruhsatnamesi düzenlenen silahların ruhsatname düzenlenen ilin mülki sınırları dahilinde geçerli olmak üzere 6136 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinde sayılan yerler haricinde her yerde taşınabileceği operasyon görevlerindeki kullanımlar hariç hiç bir surette bulunduğu il mülki sınırları dışına çıkarılamayacağı, belirtilen bu yasaklara uyulmadığının tespit edilmesi halinde verilmiş olan ruhsatın iptal edileceği, 17. maddesine göre de bu şekilde ruhsatın iptal edilmesinden sonra silah ruhsatının hiçbir şekilde yenilenmeyeceği ve 5. maddesine göre ise devlet malı sayılan bu silahların 15. maddesi uyarınca başkasına devir ve hibe edilemeyeceği, satılamayacağı belirtilmiş olup, ruhsat iptalinden sonra ne tür bir yükümlülük veya müeyyide uygulanacağı konusunda yönetmeliğin 19. maddesiyle Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olmakla ve bu yönetmelik hükümleri çerçevesinde ruhsatın iptalinden sonra silahı taşımanın suç oluşturacağı, henüz ruhsat iptal edilmeden taşımanın ise suç oluşturmayıp, uygulama yönetmeliğin 12. maddesi uyarınca ruhsatname düzenlenen ilin mülki sınırları dışında taşındığından ruhsatın iptalini gerektireceği gözetilmeden, sanığın beraatına ve silahın yönetime teslimi yerine, yazılı biçimde mahkumiyete ve zoralıma karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 25.04.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığa Siirt İli Baykan İlçesi Atabağı Köyü geçici köy korucusu olması nedeniyle, 6136 Sayılı Yasaya 29.8.1996 gün ve 4178 Sayılı Yasayla eklenen geçici 9. maddesi ve bu maddenin uygulanmasını gösteren yönetmelik hükümlerine göre, bulunduğu Siirt ili sınırları dışına çıkarmamak kaydıyla tabanca taşıma ruhsatı verildiği ve bu hususun kendisine emniyet görevlileri tarafından tebliğ de edildiği, olay tarihinde sanığın bu tabancayı anılan yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen bir operasyon görevi olmaksızın belirtilen il dışına çıkartarak Batman ilinde üzerinde taşırken polis tarafından yapılan kontrolde yakalandığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Yasa ve Yönetmelik hükümleri gereğince bu ruhsat verildiği yer olan Siirt ili sınırları içerisinde geçerlidir. Diğer bir ifadeyle silah bu il sınırları dışına çıkartıldığı takdirde ruhsatsız silah niteliği taşıyacaktır.
Suç tarihi itibariyle ruhsatın 29.11.2001 olan geçerlilik süresinin dolmuş bulunması, anılan Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca sanığa yeniletme işlemleri için gerekli tebligatın yapılmaması karşısında, sırf bu nedene dayalı olarak bir suç oluşturmamakta ise de, ruhsatın sanığın bu silahı Siirt ilinde taşıyabilmesine olanak sağlayıp, bu il dışına çıkarmasına imkan tanımaması nedeniyle, sanığın kanıtlanan fiilinde ruhsatsız silah taşıma suçu oluşmuştur. Nasıl ki kendisine evinde ya da işyerinde silah bulundurma ruhsatı verilen kişinin, bu kapsam dışına çıkarak silahı bu yerlerin haricinde bulundurması veya taşıması ruhsatsız silah bulundurma ya da taşıma suçunu oluşturuyorsa, sanığın da kanıtlanan fiili aynı suç oluşturmaktadır.
Söz konusu Yönetmeliğin 12. maddesinde, taşıma ruhsatlarının ruhsatname düzenlenen ilin mülki sınırları dahilinde geçerli olmak üzere taşınabileceği belirtildikten sonra, son fıkrasında yasaklara uyulmadığının tespiti halinde verilmiş olan ruhsatların iptal edileceğinin ifade edilmesi, bu suretle suç oluşturan bir fiilin varlığı halinde onun cezadan bağışık olacağı anlamına gelemez. Zira yönetmelikle ne suç ve ceza konabilir, ne de yasanın suç saydığı bir fiil suç olmaktan çıkartılabilir. Söz konusu, yönetmeliğin 1. maddesinde yönetmeliğin konu ile ilgili amacının 6136 Sayılı Yasanın geçici 9. maddesi kapsamındaki silah ve mermilerin ruhsata bağlanmasında uygulanacak esas ve usulleri düzenlemek olduğu açıklanmıştır. Nitekim Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Yönetmeliğin 16. maddesinde ruhsatın iptal nedeni olarak gösterilen hususların bir kısmı ayrıca suç da oluşturan fiiller olup, bu fiillerin işlenmesi halinde faillere 6136 sayılı Yasaya aykırılıktan ceza verilmektedir. Benzer bir olaya ilişkin Dairemizin 5.6.2000 gün ve 2000/10834-10312 sayılı kararında, sanığa verilen ruhsat sadece kırsal alanda silah taşıma olanağı tanıdığı halde, ruhsatın sınırları dışına çıkılarak, dahası silahın bulunduğu il sınırları dışında İstanbul'a getirilerek taşınması fiilinin 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunu oluşturduğu, 4178 Sayılı Yasaya ilişkin yönetmeliğin 12. maddesindeki bu gibi hallerde ruhsatın iptal edileceğine dair hükmün eyleme ceza yaptırımı uygulanamayacağı sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemenin sanığın fiilinin suç oluşturduğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, ancak 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki bir sözcüğünün bin olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, para cezası tayin edilirken her aşamada bin lira küsurunun atılması zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulması ve CMUK. nun 322. maddesi uyarınca bu aykırılığın düzeltilmesi suretiyle hükmün onanması görüşüyle sayın çoğunluğun sanığın beraati gerektiğine ilişkin bozma kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy