(1412 S. K. m. 154, 253, 343) (4483 S. K. m. 2) (765 S. K. m. 201/A, 230, 243, 245) (2797 S. K. m. 14)
Dava: Adli görevi ihmal suçundan sanık G. Arslan hakkında açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, sanığın birlik komutanı olması nedeniyle hakkında doğrudan soruşturma yapılamayacağı, 2802 Sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununa göre izne tabi olduğu gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 253/4. maddesi gereğince muhakemenin durmasına ilişkin Eceabat Asliye Ceza Mahkemesinin 2.1.2004 tarih, 2003/161 esas, 2004/1 sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Sahil Güvenlik Çanakkale Grup Komutanlığı bağlısı TCSG-4 Komutanlığın-da bot komutanı olarak görev yapan sanık Sey.Kad.Bçvş. Gürsel Arslan'ın, olay günü olan 13.9.2003 tarihinde saat 04.00 sıralarında göçmen kaçakçılığı yaptığından şüphe edilen bir yatın yakalanması için Kabatepe Karakol Komutanlığından yapılan ihbara rağmen, olaya müdahale etmeyerek adli görevini ihmal ettiğinden bahisle açılan kamu davasında, sanığın birlik komutanı olarak zabıta amiri konumunda olması sebebiyle, Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154/4. maddesi uyarınca soruşturma yapılmasının izne tabi olduğundan bahisle muhakemenin durdurulmasına karar verilmiş ise de;
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154/2. maddesinde (Değişik 18.11. 1992-3842/23 md.) Bütün zabıta makam ve memurları, el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulanan tedbirleri Cumhuriyet Savcılıklarına derhal bildirmek ve Cumhuriyet Savcılığının adliyeye ilişkin işlerde bütün emirlerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Cumhuriyet Savcıları emirleri yazılı olarak verir, acele hallerde sözlü emir de verebilir. Sözlü emir verildiği durumlarda Cumhuriyet Savcısı, vermiş olduğu emirden zabıta amirini de haberdar eder. Cumhuriyet Savcısının yazılı emri üzerine yakalanan kişiler, olayın sanık ve tanıkları, yapılan işleme ait evrak ile birlikte belirtilen gün, saat ve yerde zabıta kuvvetlerince hazır bulundurulur.
154/3. maddesinde Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliyeye müteallik vazife veya işlerde suiistimal veyahut ihmal ve terahileri görülen Devlet memurları ile Cumhuriyet Müddeiumumiliğinin şifahi veya yazılı taleb ve emirlerini yapmakta suiistimal veya terahileri görülen zabıta amir ve memurları hakkında Müddeiumumilikçe doğrudan doğruya takibatta bulunulur
154/4. maddesinde Ancak zabıta amirleri hakkında hakimlerin vazifelerinden dolayı tabi oldukları muhakeme usulü tatbik olunur.
Şeklinde düzenleme bulunduğu,
Ancak, tüm kamu görevlilerinin yargılamasına ilişkin kuralların belirlendiği genel kanun konumunda bulunan 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun 2. maddesine 11.1.2003 gün ve 24990 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4778 Sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanunun 33. maddesi ile eklenen 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun 243. ve 245 inci maddeleri ile 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalarda bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Şeklindeki yeni düzenlemenin zabıta amirleri hakkındaki soruşturma ve kovuşturma usulünde değişiklik getirdiği, diğer bir ifadeyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154/4. maddesinin uygulanma alanını kaldırdığı görülmektedir.
Bu yasal değişikliğin yapılmasında kanun koyucunun amacı incelendiğinde; 3.12.2002 tarihli Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan kanun tasarısının 29. maddesinde Maddeyle, ülkemiz aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde yapılan işkence iddialarının büyük bölümünü teşkil eden, hakkında işkence ve kötü muamele iddiaları bulunan kamu görevlilerinin idari izin prosedürü nedeniyle yargılanamadığına ilişkin iddiaların engellenmesi amaçlanmaktadır. Bu çerçevede, tüm kamu görevlilerinin işkence ve kötü muamele iddialarında idari izin prosedürü kapsamı dışında tutularak, yargılanmalarına imkan sağlayacak bir düzenleme getirilmektedir. Denilmekte, aynı tasarının 10.12.2002 tarihli Adalet Komisyonu Raporunda maddeye ekleme yapılarak, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154 üncü maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında açılacak soruşturma ve kovuşturmalar da fıkra kapsamına alınmış ve 31. madde olarak kabul edilmiş, keza 11.12.2002 tarihli Anayasa Komisyonunda madde aynı şekliyle 32. madde olarak kabul edildiği, bu haliyle kanun koyucunun Türk Ceza Kanununun 243 ve 245. maddeleri ile Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154/4. maddesi gereğince yapılacak soruşturma ve kovuşturmalarda zabıta amirleri ile diğer memurlar üzerindeki korumayı kaldırmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.
Yine 7.3.2003 tarihinde Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Ceza Yargılaması Usul Kanunu Tasarısının 163/3. maddesi de aynı paralelde düzenleme getirmekte olup, madde metni Kanun tarafından kendilerine verilen veya kanun dairesinde kendilerinden istenen adliye ile ilgili görev veya işlerde kötüye kullanma veya ihmalleri görülen Devlet memurları ve kamu görevlileri ile Cumhuriyet Savcılarının sözlü veya yazılı istem ve emirlerini yapmakta kötüye kullanma veya ihmalleri görülen kolluk amir ve memurları hakkında Cumhuriyet Savcılarınca doğrudan doğruya soruşturma yapılır. Vali ve Kaymakamlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 Sayılı Memurlar ile Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Şeklinde ifade edilmiş, zabıta amirleri yönünden ayrıcalık kaldırılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, zabıta amiri olan sanık hakkındaki yargılamanın genel hükümler uyarınca yapılarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde yargılamanın durdurulmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 4.11.2004 gün ve 47329 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 24.11.2004 gün ve YE/212832 sayılı tebliğnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
Sonuç: Sevkteki TCK. nun 230. maddesine aykırılık suçuna ilişkin eylem tanımına, uygulamaya, yazılı emir kapsamına ve Yargıtay Kanunun 14. maddesine göre inceleme görevi Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin görevsizliğine, dosyanın ilgili Daireye gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy