(1412 S. K. m. 318) (765 S. K. m. 201/A)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar C. Demiral, V. Yılmaz, A. Ay'ın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma dair Hatay Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2003 gün ve 301 esas, 599 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar V. Yılmaz, A. Ay vekilleri, müdahil vekili ile sanık C. Demiral tarafından istenilmiş olup, CMUK. nun 318. maddesi gereğince sanık A. Ay vekili ile müdahil vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C.Başsavcılığının 19.7.2004 günlü onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Müdahil vekilinin bu sıfatı ile duruşmalı inceleme talep hakkı bulunmadığından duruşma isteğinin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle REDDİNE,
Müdahil Ahmet Ay'ın gerekçeli karar başlığında ad ve soyadının gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik kabul edilmiştir.
Sonuç: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kabul ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık, sanıklar ve müdahil vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasında suç niteliğine, suçun kanıtlanmasına, soruşturmanın genişletilmesine ilişen sözlü ve yazılı savunmalarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 30.11.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık C.'nın, taksi şoförü sanık A.'ya telefonla hasta olduğunu ve köye gitmelerini istemesi ve minibüs şoförü sanık V.'e de köydeki düğünevleri getirmek için telefon edip kandırarak onları göçmenlerin yanına götürdüğü, orada bunların Yayladağı İlçesinden Antakya'ya kişi başı belli ücretle götürmesi için anlaşıp getirmeleri sırasında yolda yakalanmaları şeklinde gelişin eylemde;
Mahkeme yasada suç olarak sayılan hangi fiilin oluştuğunu gerekçesinde açıklamamış, sadece suçun oluştuğunu kabul etmiştir.
Bu halin göçmenlerin ülkede kalmalarını sağlamak olamayacağı gibi, İstanbul'dan Trakya'ya gitmek isteyen bu kişileri pasaportsuz yurt dışına çıkarmaya teşebbüs olması da olanaksızdır.
Oluş böyle kabul edildiğinde taksi ve minibüs şoförü olan sanıkların, olayda suç kastı ve ücret dışı menfaat sağlamaları da söz konusu olmadığından, bunlar yönünden suç unsurları itibariyle de oluşmamıştır. Bu nedenle çoğunluğun mahkumiyeti onama görüşüne katılmıyorum.
Yukarda onamayı içeren karar Yargıtay C.Savcısı L. Ayduman hazır olduğu halde sanık ve vekilinin yokluğunda 1.12.2004 gününde açıkça okunarak anlatıldı.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık C.'nın taksi şoförü sanık A.'ya telefonla hasta olduğunu ve köye gitmelerini istemesi ve minibüs şoförü sanık V.'e de köydeki düğün evleri getirmek için telefon edip kandırarak onları göçmenlerin yanına götürdüğü, orada bunların Yayladağı İlçesinden Antakya'ya kişi başı belli ücretle götürmesi için anlaşıp getirmeleri sırasında yolda yakalanmaları şeklinde gelişin eylemde;
Mahkeme yasada suç olarak sayılan hangi fiilin oluştuğunu gerekçesinde açıklamamış, sadece suçun oluştuğunu kabul etmiştir.
Bu halin göçmenlerin ülkede kalmalarını sağlamak olamayacağı gibi, İstanbul'dan Trakya'ya gitmek isteyen bu kişileri pasaportsuz yurt dışına çıkarmaya teşebbüs olması da olanaksızdır.
Oluş böyle kabul edildiğinde taksi ve minibüs şoförü olan sanıkların, olayda suç kastı ve ücret dışı menfaat sağlamaları da söz konusu olmadığından, bunlar yönünden suç unsurları itibariyle de oluşmamıştır. Bu nedenle çoğunluğun mahkumiyeti onama görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy