(765 S. K. m. 59, 72, 81/2) (647 S. K. m. 4) (6136 S. K. m. 13) (5237 S. K. m. 58) (5271 S. K. m. 309)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırı davranmak suçundan sanık M. K. Ak'ın anılan kanunun 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2, 81/2, 72, 647 sayılı Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 4278 Yeni Türk Lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.5.2005 gün ve 2005/68-285 esas ve karar sayılı dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında 6136 sayılı Kanunu'nun 13/1, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2. maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis ve 367 Yeni Türk Lirası ağır para cezasından aynı kanunun 81/2. maddesi gereğince 1/10 oranında artırım yapılırken 11 ay hapis ve 403 Yeni Türk Lirası ağır para cezası yerine 11 ay 20 gün hapis ve 428 Yeni Türk Lirası ağır para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 6.10.2005 gün ve 42121 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 18.10.2005 gün ve 2005-178827 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize tevdi edilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 81/2. maddesi uyarınca artırım tatbik olunurken fazla ceza tayin edilmiş olduğunun belirlenmesi karşısında, kanun yararına bozma talebinin yerinde bulunduğu anlaşılmış; 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bu maddeyi karşılayan 58. maddede cezanın artırılması sisteminden vazgeçilmekle birlikte, talep halinde bu hususun her zaman değerlendirilebilmesi olanaklı görülmüştür.
Yukarıda gerekçesi belirtildiği üzere, Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.5.2005 gün ve 2005/68-285 esas ve karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının d bendi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA,
765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun cürümde tekerrürü düzenleyen 81. maddesini karşılayan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun suçta tekerrürü düzenleyen 58. maddesi cezada artırımı öngörmemekle birlikte, Kanun Yararına Bozma talebi dışına çıkılması yasal olarak mümkün bulunmadığından:
Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararının hüküm fıkrasının 3, 4, 5 ve 6. paragraflarının hükümden çıkartılmasına yerine mahkemenin takdiri doğrultusunda;
Sanığın Düzce Ağır Ceza Mahkemesinin 8.6.1995 gün, 1994/40 esas, 1995/87 karar sayılı ilamına istinaden mahkum olup 25.9.1998 tarihinde şartla tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin ise 17.9.2004 olduğu, atılı suçun bu nedenle tekerrüre esas bulunduğu anlaşılmakla sanığa verilen cezanın TCK. nun 81/2. maddesi uyarınca takdiren 1/10 oranında arttırılarak sanığın 11 ay hapis ve 403 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, başkaca indirim ve artırıma gerek olmadığına, sanığa verilen cezanın aynen bırakılmasında fayda görülmediğinden ve suçun işlenmesindeki özellikler göz önüne alınarak verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince beher günü takdiren 11 YTL'den paraya çevrilerek sanığın 3630 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK. nun 72. maddesi uyarınca bu aynı türden cezaları toplanarak sanığın sonuç olarak 4033 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına İbaresinin eklenmesine,
Sonuç: Karardaki diğer hususların aynen muhafazasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 16.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy