8. Ceza Dairesi 2005/341 E., 2005/2011 K. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI ÖRGÜTLÜ SUÇ
765 S. TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) [ Madde 201 ]
"İçtihat Metni"
Örgütlü olarak göçmen kaçakçılığına teşebbüs suçundan sanıklar Mehmet, Aslan, Yusuf, Taner, Bünyamin, Turan'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık Turan'ın beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve zoralıma, sanıklar Mehmet, Aslan, Yusuf, Taner, Bünyamin'in TCK.nun 31. maddesi uyannca takdiren 3'er yıl süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına dair (İzmir Üçüncü Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.6.2004 gün ve 194 esas, 292 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Mehmet, Yusuf, Taner, Bünyamin, Turan vekilleri ile sanıklar Mehmet, Aslan, Yusuf, Bünyamin tarafından istenilmiş olup, CMUK.nun 318. maddesi gereğince sanıklar Taner, Bünyamin vekilleri ile sanık Mehmet tarafından duruş-mafı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 7.1.2005 günlü temyiz talebinin reddi ve onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek sanıklar Mehmet, Taner, Bünyamin adlarına tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen kendisini vekille temsil ettirmeyen sanıklar Mehmet, Bünyamin haklarındaki incelemenin duruş-masız, diğer sanık Taner hakkındaki incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilip gereği düşünüldü:
1- Gerekçesine yönelik temyizi olmadığından ve temyizde hukuki yararı da bulunmadığından sanık Turan hakkındaki beraat hükmüne yönelik bu sanık müdafiinin temyiz isteğinin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi oybirliğiyle (REDDİNE),
2- Sanıklar Mehmet, Aslan, Yusuf, Taner, Bünyamin haklarındaki hükümlere ve müsadereye yönelik temyizlere gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine;
a) Yasadışı yollardan Türkiye'ye giren şahısları yurt dışına çıkarmak amacı ile Seferihisar Sığacık limanında bekleyen tekneye bindirmek için İstanbul'dan Seferihisar'a getirdiklerinde yakalanan sanıklar hakkında uygulanan TCK.nun 201/a maddesinin son fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak düzenlenmiş bulunan "örgüf'ten eylemsiz bir anlaşmanın kastedilmediği, sını-raşan örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 1. maddesinde tanımı yapılan örgütlü suç kavramının, aynı sözleşmeye ek, Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Protokolün 1. maddesiyle birlikte yorumlanmasında örgütten kastedilenin maddi çıkar elde etmek amacıyla var olan üç veya daha fazla kişiden oluşan hiyerarşik biçimde yapılanmış sürekli ve disiplinli bir işbirliği öngörmesi ve amaca yönelik suçları işlemek için oluşturulmuş bir grubun anlaşılmasının gerekmesi karşısında, oluşa göre sadece bu göçmen grubunu sınırdan geçirmek üzere bir araya gelen sanıkların durumu örgüt oluşumuna yeterli olmadığı ve suçu iştirak halinde işledikleri anlaşılan sanıklar hakkında TCK.nun 201/a maddesinin son fıkrasının uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b) Suçta kullanılmayan paradise adlı teknenin iadesi yerine zoralımına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar ve sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 5.4.2005 gününde suçun örgütlü işlendiği ve teknenin müsaderesi hususlarında üye Serpil Çetinkol'un karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Atılı suç, sınır ötesi suçlar kapsamındadır. Bir ülkede başlayıp, diğer bir ülkede bitebileceği gibi, bir ülkede başlayıp, bir başka ülkede devam eder ve diğer bir ülkede de bitebilir. Önümüze gelen olayda ise, suç yurdumuzda devam edip bitmiştir.
Şöyle ki, olay baştan sona önceden değişik tarihlerde iki ayrı yoldan Türkiye'ye kaçak olarak gelen 2'si Kongo'lu, 4'ü Moritanya'lı ve 33'ü Somali'li toplam 39 adet göçmenin kişi başına para ödeyerek İtalya'ya yine kaçak yollardan gidebilmeleri anlaşan sanıklar tarafından önce İzmir'e oradan da deniz yolu ile Yunanistan'a geçirilmeye çalışılması şeklindeki örgütlü eylemler zinciridir.
Sanık Bünyamin 35 .... 79 Plakalı Ford marka kiralık kamyonu ile İstanbul'a gelir, 17.4.2004 tarihinde göçmen kaçakçılığı yaptığını bildiği ancak ele geçmediği için açık ve kesin kimlikleri saptanamayan Mehmet adlı kişi vasıtasıyla yine bu işlerle uğraşan Somali'li Osman denilen kişi ile göçmenlerin İzmir'e taşınması için para karşılığı anlaşır, Osman'la birlikte göçmenleri 18.4.2004 günü saat 23.00 sıralarında Istanbul Aksaray'da kamyonun kasasına bindirirler, sanık Bünyamin göçmen yüklü kamyonla yanında bacanağı sanık Turan olduğu 19.4.2004 tarihinde saat 11 00 aibi İzmir'e varır. Bu arada yolda gelirken Osman ile telefonla konuşur, böylece volculuk Osman'ın takibi altındadır. İzmir'de göçmenler kamyonda kalırlar. Bu arada Osman'dan talimat bekle/lir. Aynı gün saat 12.00 gibi de Doğubey Jandarma Karakol ı-na gelen ihbarda sanıkların adları kamyonun ve eskortluk yapacak Şahin marka aracın plaka numaraları, güzergahları ve göçmenlerin bindirilecekler! teknenin adı demirli olduğu liman ve bindirme yeri ayrıntılı olarak bildirilir. Tertibat alınması sonucunda aynı gün saat 22J00'de kamyon ve eskortluk yapan Şahin marka araçda sanıklar Bünyamin, Turan, Taner ve Gürsel ile yine saat 22.00 gibi jandarmanın izlemeve aldığı ve bu suç için temin edilen Paradise adlı teknede sanıklar Yusuf ve Mehmet ilp teknenin yanındır karada da sanık Kaan yakalanır.
Tüm dosya kapsamına göre olay üç aşamadan oluşmaktadır. 1. asama İstanbul'da gerçekleşir. Sanık Bünyamin'in İstanbul'a gelip Mehmet ve Somali'li Osman olarak adları geçen kişilerle göçmenlerin İzmir'e taşınması için para karsılıöı vamlan anlaşmadır. Bu anlaşma sonunda göçmenler kamyona yüklenir ve İzmir'e aetiri/ir Yolda sanık Bünyamin devamlı olarak Somali'li Osman'dan talimat almaktadır ? aşama İzmir'de gerçekleşir. 28.5.2003 tarihinde de göçmen kaçakçılığı sucunu isleyen Yusuf İzmir'de 18.4.2004 tarihinde arabasıyla kamyona eskortluk yapmak üzere para karşılığı çocukluk arkadaşı Taner'le anlaşır. Seferihisar kavşağında İzmir'den gelen kamyonu karşılayıp eskortluk yaparak yüklemenin yapılacağı Doğanbev Kovuna götürecektir. ^
^Taner'in ehliyeti geri alındığı için arkadaşı Gürsel tarafından kullanılan Şahin maıfkabraç başka bir kişiden başka nedenle alınmıştır. Seferihisar kavşağında İzmir'den gelen kamyonu karşılayıp eskortluk yaparak yüklemenin yapılacaöı Doğanbey koyuna götürecektir. Sanıklar Taner ve Gürsel Seferihisar kavşağında kamyonu görürler, istikamet göstererek öne geçerler ve hızla uzaklaşırlar (yol emniyetini sağlamak için) ileride üç yol ağzında jandarma tarafından durdurulurlar (Bundan önce karakol ihbar gelmiştir.) Arkadan gelen kamyonda da göçmenler ele geçer.
3. Aşama: Yusuf'un sahibi olduğu paradise adlı teknenin evraklar eksik olduğu için sanık Yusuf tarafından kullanılamaması nedeniyle sanık Kaan'ın aracılığıyla daha önce göçmen kaçakçılığı suçundan hem Yunanistan'da hem de Türkiye'de cezaevinde yatan sanık Mehmet'in kaptanlığı için yapılan anlaşmadır. Sanıklar Yusuf ve Kaan'ın, sanık Mehmet ile yaptıkları anlaşmaya göre;
Sanık Mehmet, sanık Yusuf'un tanıdığı ancak, yine kesin kimlikleri tespit edilemeyen Haluk ve eşi ile birlikte tekneyle hareket edecek ve onların bildiği yükleme yerine tekneyi getirecek ve göçmenleri Sisam Adasına götürecektir. Tekne planlandığı şekilde Sığacak Limanından ayrılır. Ancak karada olan sanık Yusuf'un aldığı bir telefon üzerine telaşlandığı ve telefon ederek teknenin geri dönmesini istemesi üzerine geri gelen tekneden Haluk adlı kişi ve eşi inip uzaklaşırlar. Bu aşamada olayın ortaya çıktığını anlayan ve izlemede olan jandarma teknedeki Mehmet ile Yusuf'u karadaki Kaan'ı yakalar. Dosyadan da anlaşılacağı üzere her üç aşamada da atılı suçu daha önce işlemiş bir anlamda profesyonel olan kişiler yer almıştır.
Olayın hukuki değerlendirmesine gelince;
Atılı suçun çıkar amacıyla işlenmesi gerekmektedir. Ancak son fıkranın uygulanabilmesi için koşul bu suçun örgütlü işlenmiş olmasıdır.
Yasa koyucu bu madde de ayrıca teşebbüs halini de cezalandırmaktadır.
Çıkar amaçlı suç örgütü suçu 4422 sayılı Yasa ile hukuk sistemimize girmiştir. Ancak, bu suçun yöntemi farklıdır. Önceden birden fazla kişinin anlaşarak suç işlemeleri hali Ceza Kanununda toplu veya teşekkül olarak irdeleniyordu. Gerek TCK.nun 313. maddesindeki cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak suçu, gerekse çıkar amaçlı suç örgütü suçlarında, suç işlemek için bir araya gelmek yeterlidir, ayrıca suçun işlenmesi gerekmemektedir. Ancak işlenen suçlar varsa işleyenler ayrıca bu suçlardan cezalandırılırlar.
Sınırdışı örgütlü suçlara karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 1. maddesinde tanımı yapılan örgütlü suç kavramının, aynı sözleşmeye ek, Kara, Deniz ve Hava yoluyla göçmen kaçakçılığı kavramına karşı protokolün 1. maddesiyle birlikte yorum-lanmasıyla ve TCK.nun 201/A madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçun özelliği itibariyle birden fazla kişi tarafından işlenmesi gerektiği ve ayrıca yasa koyucunun bu suçun tamamlanmasını bile yeterli görmeyip suça teşebbüs halini de cezalandırdığı da gözetildiğinde, var olan dava konusu olayda 3'ten fazla sanığın iştirak halini aşarak başlangıç ve bitişi itibariyle maddi çıkar sağlamak amacıyla eylemli bir anlaşma sonucu, planlı ve iş bölümü içinde bu suç için olayın bütününde talimat alarak gerekli vasıta ve imkanları da yaratmak suretiyle TCK.nun 201/2. madde ve fıkrasında tanımlanan şekliyle örgütlü olarak atılı suçu işledikleri ve bütün bu oluş içinde anlaşmaya bağlı olarak bu suç için hazırlanan teknenin de zoralımının doğru olduğu ve bu nedenle mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı düşüncesi ile çoğunluğun bozmaya ilişkin kabulüne karşıyım.
Full & Egal Universal Law Academy