(765 S. K. m. 201) (5237 S. K. m. 35, 79) (5252 S. K. m. 9) (5335 S. K. m. 22) (5083 S. K. m. 2)
Dava: Göçmen kaçakçılığı suçundan sanıklar Aydın Kaya, Cihat Gündoğdu ve Nizamettin Kara'nın yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine dair Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.7.2005 gün ve 67 esas, 178 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 28.4.2006 günü daireye gönderilmekle incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Suç tarihindeki yasal düzenlemeler gözetilmeden, sanıklara noksan para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre suçun kanıtlanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; ancak,
765 sayılı TCK.nun 201/a maddesinin 2. fıkrasında göçmen kaçakçılığına teşebbüs halinin tamamlanmış suç gibi cezalandırılacağı hükmünün yer aldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinde ise, 765 sayılı TCK.nun 201/a-2. madde ve fıkrasındaki düzenlemeye yer verilmemesi nedeniyle göçmen kaçakçılığı suçunun bütün hallerine teşebbüsün olanaklı olması karşısında;
Olayımızda, sanıkların İstanbul'dan aldıkları göçmenleri yasadışı yollardan yurt dışına çıkmalarını temin için Dikili'ye götürürlerken, Manisa ili Soğukkuyu mevkiinde takipte olan kolluk güçleri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların kanıtlanan bu eyleminin göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı, 5237 sayılı TCK.nun 79. maddesinden verilecek cezadan teşebbüs nedeniyle anılan yasanın 35. maddesine göre dörtte birinden dörtte üçüne kadarının indirilmesi gerekmekte olup 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olaya 765 sayılı TCK.nun ile 5237 sayılı TCK.nun bir bütün halinde ayrı ayrı uygulanarak sonuç cezalara göre lehe yasanın belirlenmesiyle buna göre uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
27.4.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanıklara para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması gerektiği gözetilmeden, sanıklara fazla para cezası tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy