(765 S. K. m. 36, 551) (5252 S. K. m. 9/3) (5237 S. K. m. 7) (5326 S. K. m. 36)
Meskun mahalde ateş etme suçundan sanık ..... nın 765 sayılı TCK'nun 551. maddesi gereğince 82.00 YTL adli para cezasına ile cezalandırılmasına, emanetin 2003/700 sarısında kayıtlı 1 adet kuru sıkı tabancanın ve 3 adet boş kovanın 765 sayılı TCK'nun 36. maddesince müsaderesine dair K. 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.10.2005 tarih, 2005/506-948 sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak.
13.11.2004 gün ve 25642 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı TCK'nun zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.05.2006 gün ve 18330 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından 13.07.2006 gün ve KYB/2006-95039 sayılı ihbar namesi ile dairemize tevdi kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 9. maddesinin 3. fıkrasında yer alan lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenlemeye, sanığın eyleminin de 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 36. maddesinin (1) fıkrasında tanımlanan suç kapsamında kalmasına ve mezkûr normun öngördüğü cezanın soyut olarak 50 Türk Lirası idari para cezası olması karşısında, lehe yasanın somut olarak belirlenmesinin gerekmesine göre böyle bir karşılaştırma yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmediğinden Yüksek Adalet Bakanlığı, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01.05.2006 gün ve 18330 sayılı yazısına atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.07.2006 ve 95039 sayılı ihbarnamesi içeriği yerinde görülmekle Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.10.2005 tarih, 2005/506 esas ve 2005/948 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, evrakın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy