(5237 S. K. m. 50, 51, 62)
Dava ve Karar: Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına ve tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın paraya çevrilmemesine karar verilirken mahkemece gösterilen gerekçelerin, 5237 sayılı TCK. nun 62 ve 50. maddelerine uygun olması karşısında, tebliğnamedeki bu hususlara değinen bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
1- Suç ve hüküm tarihlerindeki yasal düzenlemelere göre temel adli para cezasının 141 Türk Lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği irdelenip, buna göre tekrar suç işleyip işlemeyeceği hususu değerlendirilmeden, dosyaya yansıyan kişiliği, geçmişteki sabıka durumu nazara alınarak şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK. nun 51. maddesi hükmüne aykırılık yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 11.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy