MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 298 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM: Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bozmaya uyularak; yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak:
1- Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın uygulanması halinde aynı yasanın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna da hükmedilecek olması karşısında, takdiri indirim nedeniyle suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi yerine 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi hükmünün uygulanması,
2- Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 306. maddesi ile 298 sayılı Yasanın 160/2. madde ve fıkrasında öngörülen adli para cezası kaldırılarak sanık lehine değişiklik yapılması karşısında, hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün takdiri indirim maddesinin uygulandığı bölümden "5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi" ibaresinin çıkarılarak "765 sayılı TCK.nun 59. maddesi" ibaresinin ilavesi suretiyle ve hükmün adli para cezasının tayinine ilişkin kısımdan "366 TL adli para" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün istem gibi (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.